Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/7912 E. 2013/4655 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/7912
- Karar No
- 2013/4655
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen işe iade davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibariyle duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Davacı ...’nde 21.07.2011-10.5.2012 tarihleri arasında çalıştığını iş akdinin işverence geçersiz nedenle feshedildiğini işten çıkarılma nedeni olarak çalışma koşullarına uyulmaması ve disiplinsiz davranışlar gibi genel çıkarma sebeplerinin ileri sürüldüğünü ancak bunların bahaneden ibaret olduğunu, geçici görevlendirme ile Akdağmadeni İlçesine gönderilmek istendiğini bunun kendi isteği ile işten ayrılmasını sağlayarak hakkı olan tazminatlardan mahrum etmek için yapıldığını işverenin kötüniyetli olduğunu bildirerek Yozgat Çedaş İl Müdürlüğü’ndeki işine iade edilmesini istemiştir. Davalı vekili; davacının şirket çalışanlarından olmayıp, bağımsız bir şirket olan ... Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri A.Ş elemanı olduğunu, pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece dava koşullarının gerçekleştiği, feshin geçerli bir nedene dayandığı konusunda ıspat yükünün işverene ait olduğu, işletmesel karar sonucunda tedbir olarak düşünülen feshin zorunlu hale gelmiş olmasının gerekli olduğu, varılmak istenen sonuca fesihten başka bir yolla ulaşılmasının mümkün olduğu hallerde feshin geçerli nedene dayandığından bahsedilemeyeceği, feshin son çare olması ./.. 2013/7912 -2013/4655 S/2 gerekliliği, davalı işverenin davacıyı işten çıkarmak yerine meslek içi eğitime tabi tutarak başka bir birimde istihdam edebilecekken iş akdinin feshi yolunu tercih ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece verilecek hükmün etkisi bakımından mecburi dava arkadaşlığı, maddi bakımdan mecburi dava arkadaşlığı ve şekli (usuli)bakımdan mecburi dava arkadaşlığı olarak ikiye ayrılmaktadır. Maddi bakımdan mecburi dava arkadaşlığı, maddi hukuka göre bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi zorunlu hallerde söz konusu olur (6100 sayılı HMK.m.59) Şekli (usuli) bakımdan mecburi dava arkadaşlığı ise, kanunun özel hükümleri ve davanın niteliğinden kaynaklanan, birden fazla kişiye karşı dava açılmasının ve yürütülmesinin zorunlu olduğu hallerde oluşan dava arkadaşlığına denir.(PEKCANITEZ Hakan/ATALAY Oğuz/ÖZEKES Muhammet, Medeni Usul Hukuku, 12.Bası, Ankara 2011,s.223).Şekli dava arkadaşlığı, gerçeğin tam olarak ortaya çıkarılması ve taraflar arasındaki ilişkinin doğru karara bağlanmasını sağlamak için kabul edilmiştir. Bu durumda, dava konusu hukuki ilişki hakkında bütün dava arkadaşlarına yönelik tek ve aynı doğrultuda bir karar verme zorunluluğu yoktur. Ayrıca dava arkadaşlarının yaptıkları usuli işlemler birbirinden bağımsızdır. Alt işveren işçisi tarafından feshin geçersizliğine karar verilmesi istemiyle yalnızca alt işveren hakkında veya geçersizlik yahut muvazaa iddiasıyla sadece asıl işveren aleyhine açılan davalarda asıl işveren-alt işveren ilişkisinin geçersiz veya muvazaaya dayandığının belirlenmesine bağlı olarak,davalı olarak gösterilen kişinin işçinin gerçek işvereni olmadığının belirlenmesi halinde taraf sıfatı sorunu ortaya çıkmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununun 2.maddesinin altıncı ve yedinci fıkralarına göre asıl işveren alt işveren ilişkisinin geçerli olup olmadığı veya muvazaaya dayanıp dayanmadığına yönelik resen yapılması gereken yargısal denetim, ilişkinin taraflarının yani asıl işveren ve alt işverenin davada yer almalarını ve kendi hukuklarını koruyacak açıklama ve ispat haklarını zorunlu kılmaktadır. Aksince bir düşünce Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6.maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkına ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27.maddesinde öngörülen hukuki dinlenilme hakkına aykırılık teşkil eder. Buna göre işe iade davalarına özgü olarak, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin söz konusu olduğu davalarda, davalı taraf yönünden bir çeşit şekli (usuli) bakımdan mecburi dava arkadaşlığının mevcut olduğu kabul edilmelidir. ./.. 2013/7912 -2013/4655 S/3 Görüldüğü üzere, bu çözüm tarzı hem işçi hem de işveren yönünde hukuka uygun maddi ve usuli bakımdan her iki tarafın haklarını korumasını sağlayan bir çözümdür. Böyle olunca, işe iade davasının yalnızca asıl işveren veya alt işveren aleyhine açılması durumunda, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin geçersiz veya muvazaaya dayandığının belirlenmesi halinde mahkemece dava hemen reddedilmemeli, davalı olarak gösterilmeyen asıl işveren veya alt işverene davanın teşmili için davacı tarafa süre verilmeli, verilen süre içinde diğerdava arkadaşına teşmil edilirse davaya devam edilmeli, aksi halde dava sıfat yokluğundan reddedilmelidir. Taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına yönelik olarak yapılacak inceleme sonucunda, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin geçersiz veya muvazaaya dayanması nedeni ile feshin geçersizliğine yönelik işe iade kararı gerçek işveren hakkında kurulmalı, geçersiz veya muvazaaya dayalı ilişkinin diğer tarafı muvazaalı işlemde işçi taraf olmadığından bu gerçek veya tüzel kişi işe iadenin mali sonuçlarından haksız fiil hükümlerine göre gerçek işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalıdır. Somut olayda davacının iş akdinin dava dışı ... Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri A.Ş. tarafından 10.5.2012 tarihinde noterden verilen ve davacıya aynı gün tebliğ edilen ihtarname ile daha önce birlikte çalıştğı arkadaşları ile sık sık problem yaşaması, işyeri kurallarına uymaması, firmaya ait armatürleri amirlerinden habersiz vatantaşlara verdiği için 1.4.2012 tarihinde iş akdinin feshedilebileceğinin ihtar edildiği, Akmağdeni İlçesindeki işyerinde ihtiyaç duyulması sebebiyle ücretsiz misafirhane tahsis edilerek 17.4.2012 tarihinde geçici olarak görevlendirildiği, 16.4.2012-20.4.2012 tarihinde rapor aldığı, 21.4.2012 tarihinde görevine gitmediği, bir aboneden OG direğinin kaldırılması için yemek ve içecek gibi menfaatler talep ederek şirket kurallarına aykırı davrandığı gerekçesiyle iş akdinin feshedildiği bildirilmiştir. Davalı vekilinin davacının şirket çalışanlarından olmayıp, bağımsız bir şirket olan ... Enerji Dağıtım ve Perakande Satış Hizmetleri A.Ş. elemanı olduğunu, pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, davanın her aşamasında dile getirmesine rağmen mahkemece bu husus üzerinde araştırma yapmaksızın sonuca gidildiği görülmektedir. 2013/7912 -2013/4655 S/4 Yapılacak iş; davacıya davayı dava dışı ... Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri A.Ş.'ne teşmil etmesi için önel vermek davalı şirket ile bu şirket arasındaki sözleşmeyi getirtmek davalı şirketin asıl işveren mi yoksa gerçek işveren mi olduğunu belirleyip daha açık bir anlatımla bu iki şirket arasındaki ilişkinin asıl işveren alt işveren ilişkisi mi yoksa asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaaya mı dayandığını belirleyip dosyadaki tüm deliller birarada değerlendirilip çıkacak sonuca göre bir karar vermektir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olup bozma nedenidir. SONUÇ; Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine 26.03.2013 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.