Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/5252 E. 2013/12677 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/5252
- Karar No
- 2013/12677
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, Aralık-Ocak ayı ücretinin ve diğer işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle haklı olarak iş sözleşmesini feshettiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarını talep etmiştir. Davalı, davacının 03.02.2009 tarihinde istifa ederek işyerinden ayrıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının ücretinin ve diğer işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle haklı olarak sözleşmeyi feshettiğini bu nedenle kıdeme tazminatına hak kazandığını belirterek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında davacının yol ücretine hak kazanıp kazanamadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununda 32'nci maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır. Ücret kural olarak dönemsel (periyodik) bir ödemedir. kanunun kabul ettiği sınırlar içinde tarafların sözleşme ile tespit ettiği belirli ve sabit aralıklı zaman dilimlerine, dönemlere uyularak ödenmelidir. yukarıda değinilen yasa maddesinde bu süre en çok bir ay olarak belirtilmiştir. İş sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. iş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. böyle bir durumda dahi ücret, Borçlar Kanununun 323'üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre tespit olunmalıdır. iş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçilere o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler göz önünde tutularak belirlenir. 4857 sayılı Yasanın 8'inci maddesinde, işçi ile işveren arasında yazılı iş sözleşmesi yapılmayan hallerde en geç iki ay içinde işçiye çalışma koşullarını, temel ücret ve varsa eklerini, ücret ödeme zamanını belirten bir belgenin verilmesi zorunlu tutulmuştur. aynı LYasanın 37'nci maddesinde, işçi ücretlerinin işyerinde ödenmesi ya da banka hesabına yatırılması hallerinde, ücret hesap pusulası türünde bir belgenin işçiye verilmesinin zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır. usulünce düzenlenmiş olan bu tür belgeler, işçinin ücreti noktasında işverenden sadır olan yazılı delil niteliğindedir. kişi kendi muvazaasına dayanamayacağından, belgenin muvazaalı biçimde işçinin isteği üzerine verildiği iddiası işverence ileri sürülemez. ancak böyle bir husus ileri sürülsün ya da sürülmesin, muvazaa olgusu mahkemece resen araştırılmalıdır. Somut olayda davacı 2008 yılı Ağustos ayından itibaren yol ücretinin ödenmediğini belirterek yol ücreti alacağını talep etmiştir. Mahkemece işyerinde çalışanlara yol ücreti verilmesi uygulamasının olduğu, ancak davacıya talep ettiği dönem yol ücreti alacağının ödenmediği belirtilerek talebin kabulüne karar verilmiştir. Yapılan yargılamada davacı tanığı ... işyerinde yol ücreti uygulamasının olmadığını belirtmiştir. İşyerinde yol ücreti uygulamasının olmadığı davacı tanığının da kabulündedir. Hal böyle olunca davacının yol ücreti talebinin reddedilmesi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Mahkemece bu husus değerlendirilmesizin eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı tarafa iadesine, 04.07.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.