Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/3649 E. 2013/2869 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/3649
- Karar No
- 2013/2869
- Karar Tarihi
YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı davalı şirket bünyesinde kabin memuru olarak çalışmaya başladığını, 26/08/2011 tarihinde verilen ve müvekkili tarafından 09/09/2011 tarihinde tebliğ alınan davalı işverenin kararı ile ihbar öneli verilmeksizin iş akdinin feshedildiğini, işveren tarafından kullanılan sağlık raporları nedeniyle iş akdinin feshedildiğinin bildirildiğini, müvekkilinin sağlık sorunları nedeniyle geçirdiği ameliyatlar ve devam eden sağlık problemleri nedeniyle zorunlu olarak rapor aldığını, rapor almayı alışkanlık haline getirmediğini, bu durumun uçuş programında olumsuz bir etki yaratmadığını, raporlu günlerin hemen ertesinde haftalık izinli ve istirahat günü olan günlerde dahi kendisine uçuş planlaması yapılmasıyla görev yaptığını ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir. Davalı, davacının görevini savsaması gerekli dikkatini göstermemesi sık sık viziteye çıkması ve rapor kullanmayı alışkanlık haline getirmiş olması nedeniyle işyeri düzeni bozulduğundan davacının hizmetlerinden yeterince faydalanamadığından iş sözleşmesinin feshedildiğini, kınama cezasına rağmen olumsuz davranışlarına devam ettiği, alınan raporların izin günlerinin ardından yada izin günlerine denk gelecek şekilde alındığını belirterek davanın reddini savunmuştur. ../.. 2013/3649-2869 S.2 Mahkemece davacının raporlu olduğu günler bakımından Toplu İş Sözleşmesi’nin 69.maddesi nazara alınarak geçerli feshin koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz. 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Dosya içeriğine göre davacının 24.09.2008 tarihinde kabin memuru olarak davalı işyerinde işe başladığı 26.08.2011 tarihli fesih bildiriminde davacının sık sık rapor almayı alışkanlık haline getirdiği bu durumun işyerinde olumsuzluklara sebep olduğu, uçuş operasyonlarının aksamasına, iş gücü planlamasının olumsuz etkilenmesine ve iş arkadaşlarının uçuş programlarının değişmesine sebep olduğundan iş sözleşmesinin geçerli sebebe dayalı olarak feshedildiği anlaşılmaktadır. Davacı 2009 yılında 54 gün, 2010 yılında 33 gün ve 2011 yılı ilk 5 ayda 22 gün aralıklı istirahat raporu aldığı ve bu istirahat raporlarının çoğunlukla tatil ve uçuş günleri öncesi veya sonrasına isabet ettiği, alınan raporların farklı rahatsızlıklara dayandırıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacının bu şekilde aldığı raporlar sebebiyle işyerinde işin yürütülmesine ve aksamasına ve olumsuzluğa yol açtığı açıktır. Başka bir deyimle alınan raporlardan dolayı işverenin davacının yerine başka eleman temin etmek durumuyla karşı karşıya kalacağı ve önceden oluşturulmuş çalışma programlarının aksayacağının kabul edilmesi gerekir. Bu durumda artık işverenden normal koşullarda davacı ile iş ./. 2013/3649-2869 S.2 ilişkisini sürdürmesi beklenemez. Hal böyle olunca işverence yapılan feshin geçerli sebebe dayandığı gözetilmeden yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır. Belirtilen sebeplerle 4857 sayılı Kanun'un 20/3 maddesi uyarınca mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılması ve Dairemizce aşağıda yazılı olduğu gibi hüküm oluşturulması gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın reddine 3-Alınması gereken 24.30 TL harçtan peşin yatırılan 18.40 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 5.90 TL bakiye karar ilam harcının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 15,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Artan gider ve delil avansının ilgili tarafa iadesine, 7-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 14.03.2013 gününde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.