Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/3640 E. 2013/9924 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/3640
Karar No
2013/9924
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine. 2-Davacı 11.06.2002-03.06.2011 tarihleri arasında davalı şirkette kesintisiz olarak çalıştığını, işverenin her ay fon kesintisi adı altında ücretinden kesinti yaptığını, fonun işçilere sözde yardım amaçlı yapıldığını, ancak işverenin çalışanlarından zorla aldığı bu parayı (fonu) işçilere kullandırmadığını, işyerinden hak edişlerini alamadığı için iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini, hak edişlerinin ödenmediğini, Denizli 9.İcra Müdürlüğünün 2011/8745 takip sayılı dosyasıyla icra takibinde bulunduğunu, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu bildirerek haksız itirazın iptaliyle ücret, fon kesintisi ve kıdem tazminatı alacağının hak ediş tarihlerinden itibaren İşleyecek en yüksek faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline, davalı haksız olarak takibe itiraz ettiğinden asıl alacağın %40’ından az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı işveren davaya cevap vermemiş ve duruşmalara da katılmamıştır.

Mahkemece, ücreti ödenmeyen işçinin iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanununun 24/II-e maddesine göre haklı nedenle feshettiği için kıdem tazminatına hak kazandığı, aylık ücretlerinden rızası hilafına ayda 10,00 TL olmak üzere fon kesintisi yapıldığı, bu kesintinin iş sözleşmesini fesheden işçiye ödenmesi gerektiği gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Taraflar arasında fon alacağı hesabının doğru olup olmadığı, dava konusu alacakların likit olup olmadığı ve davacının icra inkar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı noktalarında uyuşmazlık vardır. İtirazın iptali davasında borçlunun haksızlığına karar verilmesi halinde ve alacaklının talep etmiş olması şartıyla, borç miktarı üzerinden yasada gösterilen orandan az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilir. İcra inkâr tazminatına karar verilebilmesi için alacağın belirli ya da belirlenebilir olması gerekir. Özellikle, işçinin kıdemi, ücreti gibi hesap unsurları, işverence bilinen ya da belirlenebilecek hususlardır. 4857 Yasanın 8'inci ve 28'inci maddelerinin, işverene bu gibi konularda belge düzenleme yükümü yüklediği de gözden uzak tutulmamalıdır. Ancak, hak tartışmalı ise icra inkâr tazminatına hükmedilemez (Yargıtay HGK. 4.3.2009 gün 2009/ 9-57 E, 2009/ 110 K). Alacağın likit olması şartıyla, itirazın iptali davası sonunda borçlunun itirazının kısmen kabulü halinde dahi, kabul edilen kısım bakımından icra inkâr tazminatına hükmedilmelidir. İcra inkâr tazminatı, asıl alacak bakımından söz konusu olur. İşlemiş faiz isteği yönünden icra inkâr tazminatına hükmedilmesi mümkün değildir. İcra takibinde işlemiş faiz için de takip tarihinden itibaren faiz talep edilmiş olması durumunda, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi, faize faiz yürütülmesi anlamına gelir ki, Borçlar Kanununun 104/son maddesi ile 3095 sayılı Yasanın 3'üncü maddesi uyarınca faize faiz yürütülmesi mümkün olmaz. Bu halde, asıl alacak bakımından takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmelidir. Somut olayda dava konusu alacaklara hak kazanma durumu yargılama sonucu belirlenmiştir. Bu haliyle alacak likit değildir. Davacının icra inkar tazminatına dair talebinin reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalıdır. Bundan başka davacının işyerindeki çalışma süresi olarak kabul edilen 13.06.2002- 03.06.2011 arası 8 yıl 11 ay 20 günlük zaman içerisinde, tanık beyanlarına göre 2010 yılı Kasım ayına kadar toplam 8 yıl 4 aylık süre için aylık 10,00 TL fon kesintisi yapıldığı kabul edilerek, bilirkişi tarafından toplam 2000,00 TL fon kesintisi alacağı hesap edilerek, mahkemece davacı istemi uyarınca 1100,00 TL hüküm altına alınmış ise de, 8 yıl 4 aylık süre için fon kesintisi (8x12 = 96+4 = 100 ay x 10,00 TL=) 1000,00 TL olması gerekirken, fazla hesaplanmak sureti ile yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamıştır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 28.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/3640, K. 2013/9924, T. 28.05.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-3640-e-2013-9924-k-701240bab221