Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/22647 E. 2013/15982 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/22647
Karar No
2013/15982
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili davalı iş yerinde 20/05/2008 tarihinden iş akdinin feshedildiği 09/04/2013 tarihine kadar Reyhanlı Araç Muayene İstasyonunda orta düzey yönetici olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işverence feshinin haksız olduğu ve geçerli bir nedene de dayanmadığını, fesih işleminin geçersizliğinin tespiti ile müvekkilinin işe iadesini istemiştir. Davalı vekili, davacının istasyon amiri olup işveren vekili olduğunu feshin haklı nedene dayandığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, fesih tarihinde davacının çalıştığı işyerinde 30'dan az işçi çalıştığı görülmekle davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında fesih tarihi itibariyle işverence otuz veya daha fazla işçi çalıştırılıp çalıştırılmadığı ve dolayısıyla davacının iş güvencesi kapsamında kalıp kalmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18.maddesidir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18.maddesinin birinci fıkrasına göre iş güvencesi hükümlerinden yararlanmak için otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde çalışmak gerekir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre işverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan sayısı bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir. İşçi sayısına ilişkin bu hüküm nispi emredici olduğundan, daha az işçi sayısını öngören sözleşme hükümleri geçerli kabul edilmektedir. Otuz işçi sayısının belirlenmesinde fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarih itibariyle belirli-belirsiz süreli, tam-kısmi süreli, daimi-mevsimlik sözleşmelerle çalışan tüm işçiler dikkate alınır. Somut olayda, davacı yargılama aşamasında ve temyiz dilekçesi ile davalının birden çok işyeri olduğunu ve işçi sayısının 30'dan çok fazla olduğunu beyanla diğer işyerlerinin de kurumdan sorulması istenmiş, mahkemece talep yerine getirilirken davacının sicil numarası verilerek çalıştığı davalıya ait işyerinde fesih tarihi itibariyle çalışanın sayısının sorulması nedeniyle gelen SGK cevabının eksik olduğu, dosyada tespit edilen bazı işyerlerinin işçi sayılarının gereği gibi tespit edilmediği ve davacının ısrarlı biçimde iddia etmesine rağmen işverenin il dışında işyeri olup olmadığının araştırılmadığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili tarafından temyiz aşamasında sunulan Ticaret Sicili ve SGK kayıtları da dikkate alındığında davalı şirketin aynı işkolunda birçok şubesinin bulunduğu görülmektedir. 30 işçi sayısının belirlenmesinde davalı şirketin aynı iş kolundaki tüm işyerlerindeki çalışan sayısının dikkate alınması gerekmektedir. SGK, Çalışma Bakanlığı ve Ticaret Sicil Memurluğundan, davalı işverene ait aynı işkolunda faaliyet gösteren kaç adet işyeri bulunduğunun ve bu işlerlerinde çalışan sayısının detaylıca araştırılarak 30 işçiden fazla çalışan olup olmadığının tespiti ile çıkacak sonuca göre taraf delilleri toplanıp bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir. O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 02.10.2013 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/22647, K. 2013/15982, T. 02.10.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-22647-e-2013-15982-k-5f1a43b799cb