Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/19528 E. 2013/15400 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/19528
Karar No
2013/15400
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ve süresi içinde davalı tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Davacı temyizi yönünden; 6100 Sayılı HMK'nun geçici 3.madde 1.fıkrasına göre; “Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmi Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” 2.Fıkrasına göre; Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/09/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla değişiklikten önceki 427 ilâ 454'üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5.maddesine göre iş mahkemesinden verilen kararlar tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içinde temyiz olunabilir. Bu süre içinde temyiz dilekçesinin hakime havale edildikten sonra temyiz defterine kaydının yaptırılması ve harcının yatırılması gerekir. Temyiz süresi içinde temyiz dilekçesi ve temyiz defterine kaydedilmiş, ancak harç yatırılmamış ise, harç vetemyiz giderlerinin yatırılması için ilgili tarafa HUMK'nun 434/3.maddesi gereği 7 günlük kesin süre verilmesi gerekir. 8 günlük süre içinde temyiz edilmeyen (HUMK'nun 432/4), temyiz defterine kaydı yapılmayan (HUMK'nun 434/3) kararlar kesinleşmiş olur. Öte yandan İş Mahkemesinden verilen kararların katılma yoluyla temyizine ilişkin 5521 sayılı Yasada bir hükümde bulunmadığı gibi süre tefhimle başladığından gerekçeli kararın ayrıca sonradan tebliğ edilmiş olması tefhimle işleyen sürenin hukuksal sonuçlarını doğurmasına engel değildir. Somut olayda karar davacı vekilinin yüzüne karşı 30/04/2013 tarihinde verilmiş olup davacı vekilinin 8 günlük temyiz süresini geçirdikten sonra 07/06/2013 tarihinde kararı temyiz ettiği temyiz defterine kayıt ve harç makbuzlarından anlaşıldığından, davacının temyiz talebinin HUMK. nun 432/4. maddesi gereğince süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmelidir. 2-Davalı temyizi yönünden; Davacı vekili davacının davalıya ait işyerinde çalışırken emekli olduğunu, bir kısım yıllık izinlerini kullanmadığı gibi ücretlerinin ödenmediğini iddia ederek yıllık izin ücretinin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucu toplanan delillere göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilinin temyizi üzerine 9. Hukuk Dairesi'nin 20/02/2012 tarihli ilamı ile istek dönemini kapsayan TİS'lerinin getirtilerek davacının hak kazandığı, kullandığı ve bedeli ödenen yıllık izin süresinin tespiti ile kalan kısmın hüküm altına alınması gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkeme bozma kararına uymuş, TİS'leri getirtip bilirkişiden hesap raporu aldıktan sonra davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 2002-2003-2004-2005 ve 2006 yıllarına ait izin ücretini talep ettiği, bu yıllara ait yıllık izin süresinin toplam 175 gün olduğu belirtilerek bu süre için yıllık izin ücreti hesap edilmiş, davalı ...'nin ödediği miktarın mahsubu ile bakiye yıllık izin ücretinin 3434,17TL net olduğu belirtilmiş, mahkeme de davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakkı dikkate alarak davacının toplam 3148,63TL yıllık izin ücret hakkı olduğu kabul edip taleple bağlı kalarak 150,00TL yıllık izin ücretini hüküm altına almıştır. Esasen davacının 2002-2003-2004-2005 ve 2006 yıllarına ait yıllık izinlerini kullanmadığı ve bunların ücretinin ödenmesi gerektiği konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Getirtilen TİS'lerine göre bu yıllara ait toplam yıllık izin süresi de 175 gündür. Bu süre üzerinden yılık izin ücretinin hesap edilerek davalı ...'nin ödediği miktarın mahsubu doğrudur. Ancak bordroya göre davacının son aya ait günlük çıplak ücreti bürüt 50,71TL'dir. Nitekim davalı ... tarafından yıllık izin ücreti bu ücret üzerinden tahakkuk ettirilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davacının aylık ücretinin 2136,15TL olduğu belirtilip 71,20 TL günlük brüt ücret üzerinden hesaplama yapılmıştır. TİS'lerinde yıllık izin ücretinin giydirilmiş ücret üzerinden ödeneceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Bu itibarla davacının iş sözleşmesinin sonaerdiği tarihteki bürüt çıplak ücreti tereddüde neden olmayacak şekilde tespit edilmeli ve daha sonra yıllık izin ücreti hesap edilmelidir. Yazılı şekilde hazırlanan rapora itibarla karar verilmesi hatalıdır. O halde davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazı kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz dilekçesinin süre aşımından reddine, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, yatırılan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 24/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/19528, K. 2013/15400, T. 24.09.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-19528-e-2013-15400-k-382632ed9d7f