Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/1614 E. 2013/2271 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/1614
Karar No
2013/2271
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, emekli olmak için iş akdini feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı alacağının tahsilini istemiştir. Davalı, davacının iş akdini fesih ettikten hemen sonra başka bir işyerinde çalışmaya devam ettiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davacının hizmet döküm cetveli incelemesinde davacının 24573 sicil nolu işyerinden ayrıldıktan sonra ara vermeksizin 1020724 sicil nolu işyerinde çalışmaya devam ettiği, davacının başka bir işyerinde çalışmak amacıyla iş sözleşmesini sona erdirmesinin İş Kanunu 14/1-4 anlamında kıdem tazminatına hak kazandıracak fesih niteliğinde bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. 4857 sayılı İş Kanununun 120'nci maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte olan 1475 sayılı Yasanın 14'üncü maddesinin birinci fıkrasının beşinci bendinde, işçinin 506 sayılı Kanunun 60 veya geçici 81.maddesinde öngörülen yaş şartı dışında kalan sigortalılık süresi ile prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi isteği ile işten ayrılması halinde kıdem tazminatına hak kazanacağı bildirilmiştir. O halde anılan hüküm uyarınca, fesih bildiriminde bulunulabilmesi için işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandığa bahsi geçen işlemler için başvurması ve bu yöndeki yazıyı işverene bildirmesi gerekir. Böylece işçinin yaşlılık, emeklilik, mamullük ve toptan ödeme yönlerinden bağlı bulunduğu mevzuata göre kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı denetlenmiş olur. İşçi tarafından bağlı bulunduğu kurum ya da sandıktan sigortalılık süresi ve prim .../.. 2013/1614-2271 S.2 ödeme gün sayısı şartını yerine getirdiğine dair yazının işverene bildirildiği anda işverenin kıdem tazminatı ödeme yükümü doğar. Faiz başlangıcında da bu tarih esas alınmalıdır. Somut olayda davacı hizmet süresi ve prim ödeme gün sayısı itibari ile emekliliği haketmiş ancak yaş haddi sebebi ile emekli olamayan birisidir. Sosyal Güvenlik Kurumundan da bu durumu teyit eden belgeyi almak sureti ile işverene başvurmuş ve işyerinden ayrılmıştır. Nitekim kurum tarafından verilen belge içeriğinden de bu durum anlaşılmaktadır. Davacı 1475 sayılı Kanunun 14. maddesi ve 4857 sayılı Kanunun geçici 6. maddesi gereğince kıdem tazminatına hak kazanmıştır. Davacının işten ayrıldıktan sonra yaş haddini doldurana kadar başka işyerinde çalışmış olması sonuca etkili değildir. Davacı ayrıca 9 günlük ücret alacağı talebinde bulunmuştur. Kural olarak ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Davacı son çalıştığı 9 günlük ücretinin ödenmediğini iddia ettiğine davalı tarafça da bir ödeme belgesi ibraz edilmediğine göre yapılacak iş; İşyerinden şahsi sicil dosyasıda getirtilerek ücret alacağının gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılarak hesaplattırılarak çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken bu alacak talebinin reddine karar verilmiş olması da hatalıdır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması bozma nedenidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 06.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/1614, K. 2013/2271, T. 06.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-1614-e-2013-2271-k-81de9c10e3a6