Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/14935 E. 2013/21438 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/14935
- Karar No
- 2013/21438
- Karar Tarihi
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi süresi içinde davalı vekili tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 10.12.2013 günü belirlenen saatte temyiz eden davalı Oto... Otomotiv Pazarlama Tic.Ltd.Şti. vekili Av.... ve karşı taraftan davacı ... vekili Av... geldiler, gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine. 2-Davacı vekili, müvekkilinin 01.07.1994-17.01.2011 tarihleri arasında çalıştığını, iş akdinin işveren tarafından haksız feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti ve ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının kendi iş yerini kurmak amacıyla işten ayrıldığını, ayrıca mazeretsiz olarak iş yerine gelmediğini bu hususta tutanaklar düzenlendiğini, istifa etmek suretiyle işten ayrıldığı için ihbar ve kıdem tazminatı talep hakkının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nda 32 nci maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır. Ücret kural olarak dönemsel (periyodik) bir ödemedir. Kanunun kabul ettiği sınırlar içinde tarafların sözleşme ile tespit ettiği belirli ve sabit aralıklı zaman dilimlerine, dönemlere uyularak ödenmelidir. Yukarıda değinilen Yasa maddesinde bu süre en çok bir ay olarak belirtilmiştir. İş sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, Borçlar Kanunu'nun 323 ncü maddesinin ikinci fıkrasına göre tespit olunmalıdır. İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçilere o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler gözönünde tutularak belirlenir. Somut olayda davacı ücretinin 2.400,00 TL olduğunu iddia etmiş, davalı asgari ücret ödendiğini savunmuştur. Davalı tanıkları davacının asgari ücret aldığını beyan etmişlerdir. Dosyada davacının iddia ettiği ücreti aldığına dair davacı tanık beyanı ve vergi soruşturması sırasında işten çıkmış işçilerden alınan beyan dışında belge yoktur. Vergi soruşturmasına esas denetimin ne şekilde başladığı, soruşturmanın konusu ve diğer evrakların aslı vergi dairesinden istenilmemiştir. Emsal ücret araştırması yapılmadan, evrak eksiklikleri giderilmeden sadece tanık beyanları ile ücretin 2.400,00 TL olduğunun kabulü ile sonuca gidilmiş olması hatalıdır. Yapılacak iş; Eksik belgeleri getirtip emsal ücret araştırması yapılıp davacının ücretini belirleyip tüm işçilik alacaklarını bu ücrete göre hesaplattırıp çıkacak sonuca göre bir karar vermektir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davalı taraf yararına takdir olunan 990,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 10.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.