Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/13446 E. 2013/19527 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/13446
- Karar No
- 2013/19527
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı vekili, davacının 15.04.2006-16.12.2010 tarihleri arasında davalı işyerinde satış temsilcisi olarak çalıştığını, 08.00-21.00 saatleri arasında ve bazı hafta tatillerinde çalışmasına rağmen karşılığının ödenmediğini, yaş şartı dışındasigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını doldurarak iş sözleşmesini feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile fazla çalışma ve hafta tatili ücret alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili, davacının başka işyerinde çalışmak için işyerinden ayrıldığını, fazla mesai ve hafta tatili ücretine ilişkin taleplerinin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre; 1475 sayılı Yasanın 14.mad. uyarınca işçinin emeklilik konusuna yaş hariç diğer koşulları yerine getirmesi halinde kendi isteği ile işyerinden ayrılması imkanı getirilmişse de işçinin başka bir işyerinde çalışmak için ilgili yasa hükmüne dayanmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde Olduğu, davacı işçinin davalı işyerinin ... marka forkliflerle sözleşmesinin bitmesi sonrasında bu markanın anlaştığı Çukurova Holding bünyesinde satış temsilcisi olarak çalışma amacı ile işyerinden ayrıldığı,fazla mesai alcağına nazaran ödenen satış primlerinin daha fazla olduğu ve hafta tatili çalışmasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İş sözleşmesinin işçi tarafından yaşlılık aylığı tahsisi amacıyla feshedilip feshedilmediği ve buna göre kıdem hakkının doğup doğmadığı konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununun 120'nci maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte olan 1475 sayılı Yasanın 14'üncü maddesinin birinci fıkrasına 4447 sayılı Yasanın 45'inci maddesi ile (5) numaralı bent eklenmiştir.Anılan hükme göre, işçinin emeklilik konusunda yaş hariç diğer kriterleri yerine getirmesi halinde kendi isteği ile işten ayrılması imkânı tanınmıştır. Başka bir anlatımla, sigortalılık süresini ve pirim ödeme gün sayısını tamamlayan işçi, yaş koşulu sebebiyle emeklilik hakkını kazanamamış olsa da, anılan bent gerekçe gösterilmek suretiyle işyerinden ayrılabilecek ve kıdem tazminatına hak kazanabilecektir. Somut olayda; davacının SGK İstanbul İl Müdürlüğü’nün 16.12.2010 tarihli yazısı ile 18 yıllık sigortalılık süresi ve 5478 gün prim ödeme gün sayısını doldurduğu bildirilmiştir.Davacı 16.12.2010 tarihli ihtarname ile SGK’nın 16.12.2010 tarihli yazısını da ekleyerek 1475 sayılı İş Kanununun 14/1-5 maddesi gereğince iş sözleşmesini 16.12.2010 tarihi itibariyle feshettiğini davalı tarafa bildirmiştir.Davacının hizmet cetveline göre 23.12.2010 tarihinde başka bir işyerinde işe başladığı görülmektedir. Davacının yaş hariç emeklilik için yasanın belirlediği sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısını doldurduğunun ihtilafsız olması, "çalışma hakkının" anayasal bir hak olması ve davacının kendisine yasa ile tanınmış olan hakkını kullanması ve somut olayda MK.'nun 2.maddesinin uygulanma olanağının bulunmaması karşısında mahkemece kıdem tazminatı talebinin kabulü yerine reddine karar verilmiş olması isabetsiz olmuştur. 3-Taraflar arasında davacının fazla çalışma alacağının bulunup bulunmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Bilirkişi raporunda dinlenen tanık beyanlarına göre davacının haftalık 3,5 saat fazla mesai yaptığının kabulü ile fazla çalışma alacağı hesaplanmış ise de, Mahkemece ödenen satış primlerinin bilirkişi raporunda belirlenen fazla mesai alacağına göre daha fazla olduğu gerekçesiyle ilgili alacak reddedilmiştir. Yapılacak iş ,ödenen satış primleri ile bilirkişi raporundaki hesaplamaların denetime elverişli şekilde karşılaştırılmak suretiyle satış primlerinin yapılan fazla çalışma alacağını karşıladığı dönemler dışlanarak anılan alacak hakkında çıkacak sonuca göre karar vermektir. Mahkemece, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.