Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/13171 E. 2013/20548 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/13171
Karar No
2013/20548
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine. 2-Davacı, 19.04.2010 tarihli Sosyal Güvenlik Kurumu yazısını noter aracılığı ile işverene 20.04.2012 tarihinde tebliğ ettirerek iş akdini emeklilik nedeni ile feshettiğini belirterek kıdem tazminatı ile yıllık izin ve ücret alacaklarını talep etmiştir. Davalı, davacının 20-21-24.04.2012 tarihlerinde devamsızlık yaptığını, mazeretinin sorulduğunu, ve devamında 10.05.2012 tarihinde iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının yaş koşulu dışında sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı yönünden yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanması ve bu nedenle iş sözleşmesini 19.04.2012 tarihinde feshederek kıdem tazminatı almaya hak kazandığı, davacının SGK’dan aldığı belgeyi fesih bildiriminde işverene bildirdiği, davacının iş sözleşmesini açıklanan nedenlerle feshinden sonra işyerine gitmemesinin son derece doğal olduğu, bu nedenle davalı işveren tarafından düzenlenen devamsızlık tutanakları ile bunlara dayanan fesih bildiriminin hukuksal bir değeri bulunmadığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Kıdem tazminatına uygulanması gereken faizin başlangıcı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 120 nci maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte bulunan 1475 sayılı Yasanın 14 ncü maddesinin onbirinci fıkrası hükmüne göre, kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir. Faiz başlangıcı fesih tarihi olmalıdır. İş sözleşmesinin ölüm ya da diğer nedenlerle son bulması faiz başlangıcını değiştirmez. Ancak, yaşlılık, malullük aylığı ya da toptan ödeme almak için işyerinden ayrılma halinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa başvurduğunu belgelemesi şarttır. Bu halde faiz başlangıcı da anılan belgenin işverene verildiği tarihtir. Emekliliğe hak kazanma belgesi işverene bildirilmemişse, işverence kıdem tazminatı olarak ilk taksitin ödendiği tarih bakiye kıdem tazminatı için faiz başlangıcı sayılmalıdır. Böyle bir taksit ödemesi de olmadığı durumlarda faiz başlangıcı, davanın açıldığı ya da icra takibinin yapıldığı tarihtir. Kıdem tazminatına uygulanması gereken faizi düzenleyen ilgili hükümde özel banka ile kamu bankası ayrımı yapılmamıştır. Yasada, “uygulanan en yüksek faiz” sözcüklerine yer verilmiş olmakla sözü edilen faiz oranının uygulanıp uygulanmadığı tespit olunmalıdır. Bankaların belli dönemlerde T.C. Merkez Bankası'na uygulayabileceklerini bildirdikleri faiz oranı fiilen uygulanmış olmadıkça dikkate alınmaz. Somut olayda mahkeme kıdem tazminatının kabulüne ve faiz başlangıcının ise akdin fesih tarihi olan 19.04.2012 tarihinden başlamasına karar verilmiştir. Davacı iş sözleşmesini 20.04.2012 tarihli ihtarnamesi ile feshetmiştir. Söz konusu ihtar 04.05.2012 tarihinde davalıya tebliğ edilmiştir. İşveren davacının iş akdini feshettiğini 04.05.2012 tarihinde öğrenmekle temerrüde düştüğünden faizin 19.04.2012 tarihinden başlatılması hatalı olmuştur. Fesih bildirimi 04.05.2012 tarihinde davalı tarafa tebliğ edildiğinden kıdem tazminatı için 05.05.2012 tarihinden faize hükmedilmesi gerekecektir. Bu husus bozma sebebi ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar bozulmamalı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasında yer alan “20.500,21 TL brüt kıdem tazminatı alacağının akdin feshi tarihi olan 19.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte" rakam ve sözcüklerinin hükümden çıkartılarak yerine “20.500,21 TL brüt kıdem tazminatı alacağının işverenin temerrüde düştüğü 05.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte“ rakam ve sözcüklerinin yazılmasına hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 28.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/13171, K. 2013/20548, T. 28.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-13171-e-2013-20548-k-e15296b6676a