Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/13263 E. 2013/23772 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/13263
Karar No
2013/23772
Karar Tarihi

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) Yardım Sandığı Genel Tesisleri Müdürlüğü vekili Av. ... Dava Türü : Alacak Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, davalı işyerinde işçi olarak çalıştığını, ileri sürerek fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalı, davacının çalışması karşılığı edinebileceği bütün mali hak ve alacaklarının davacıya ödenmiş olması karşısında alacağı bulunmayan davacının haksız davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, “ davacının çalıştığı süre içinde ödenmeyen hafta tatili çalışma ücreti, milli bayram ve dini bayram çalışma ücretinin 3.205,35 TL üzerinden %30 indirimle 2.243,74 TL olduğu anlaşıldığından ulusal bayram ve hafta tatili çalışma ücreti alacaklarının bilirkişi raporu doğrultusunda kısmen, dini bayram ücreti alacaklarının tamamen kabulüne, davacının ödenmeyen fazla mesai ücreti her ne kadar 37.106,64 TL olarak hesaplanmış ise de davacının 45 saatlik normal çalışma süresi düşülmeden yapılan hesaplamada maddi hata bulunduğu, doğrusunun haftalık 72 saat- 45 saat yasal süre=27 saat /6 gün=4,5 saat günlük fazla mesai yapıldığı anlaşıldığından bu husus düzeltilerek; 12,57 TL %50 zamlı saat ücreti* 41 hafta* 4,5 saat =830,25 TL üzerinden %30 oranında indirim yapıldıktan sonra 581,17 TL fazla mesai ücreti bulunmuş, yapılan bu hesaplamada sadece haftada bir günlük fazla çalışmanın dikkate alındığı, 4,5 saat 6 gün üzerinden hesaplama yapılması gerektiği hususu gerekçeli kararın yazımı aşamasında farkedilmiş, ayrıca 2.243,74 TL UBGT ve hafta tatili ücretine hükmedilmiş olmasına rağmen kısa kararda sehven 2.576,85 TL hafta tatili çalışma ücretinin mükerrer olarak yazıldığı anlaşılmış ancak kısa karar ile gerekçe arasında çelişki oluşturmamak adına kısa karara uygun olarak hüküm kurulduğu “ gerekçesi ile isteklerin kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacakları hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununun 41 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, fazla çalışma saat ücreti, normal çalışma saat ücretinin yüzde elli fazlasıdır. İşçiye fazla çalışma yaptığı saatler için normal çalışma ücreti ödenmişse, sadece kalan yüzde elli kısmı ödenir. Kanunda öngörülen yüzde elli fazlasıyla ödeme kuralı nispi emredici niteliktedir. Tarafların sözleşmeyle bunun altında bir oran belirlemeleri mümkün değilse de, daha yüksek bir oran tespiti olanaklıdır. Fazla çalışma ücretinin son ücrete göre hesaplanması doğru olmayıp, ait olduğu dönem ücretiyle hesaplanması gerekir. Yargıtay kararları da bu yöndedir 4857 sayılı İş Kanununun 46 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince, çalışılmayan hafta tatili günü için bir iş karşılığı olmaksızın işçinin ücreti tam olarak ödenir. Hafta tatilinde çalışan işçinin ücretinin nasıl hesaplanacağı yasalarda düzenlenmemiş ise de, Dairemizce hafta tatilinde yapılan çalışmanın fazla çalışma sayılacağı, buna göre ücretin yüzde elli zamlı ödenmesi gerektiği görüşü benimsenmiştir Buna göre hafta tatilinde çalışılmışsa, çalışma karşılığı olmaksızın ödenmesi gereken bir yevmiye yanında, çalışmanın karşılığı da bir buçuk yevmiye olarak ödenmelidir. Şu hale göre çalışılan hafta tatilinin ücreti ikibuçuk yevmiye olmalıdır. Hafta tatili ücretleri çalışılan dönem ücreti üzerinden hesaplanır. Son ücrete göre hesaplama yapılması doğru olmaz. Bu durumda hafta tatili ücretlerinin hesabı için işçinin son ücretinin bilinmesi yeterli değildir. İstek konusu dönem içinde işçi ücretlerinin miktarı da belirlenmelidir. İşçinin geçmiş dönemlere ait ücretinin belirlenememesi halinde bilinen ücretin asgari ücrete oranı yapılarak bilinmeyen ücretin buna göre tespiti de Dairemiz tarafından kabul görmektedir. Ancak işçinin işyerinde çalıştığı süre içinde terfi ederek çeşitli unvanlar alması veya son dönemlerde toplu iş sözleşmesinden yararlanması gibi durumlarda, bilinen son ücretin asgari ücrete oranının geçmiş dönemler yönünden dikkate alınması doğru olmaz. Bu gibi hallerde, ilgili meslek kuruluşlarından bilinmeyen dönemler için ücret araştırması yapılmalı ve dosyadaki diğer deliller birlikte değerlendirmeye tabi tutularak sonuca gidilmelidir. 4857 sayılı İş Kanununun 47 nci maddesinde, Kanunun kapsamındaki işyerleri bakımından, ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışma karşılığı olmaksızın o günün ücretinin ödeneceği, tatil yapılmayarak çalışıldığında ise, ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücretin ödenmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde ise, resmi ve dini bayram günleriyle yılbaşı gününün genel tatil günleri olduğu açıklanmıştır. Buna göre; genel tatil günleri, 1 Ocak, 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos günleri ile Arife günü saat 13.00’da başlanan üçbuçuk günlük Ramazan Bayramı ve Arife günü saat 13.00’de başlayan dörtbuçuk günlük Kurban Bayramı günlerinden oluşur. Ulusal bayram günü 28 Ekim saat 13.00 ten itibaren başlayan 29 Ekim günü de devam eden birbuçuk gündür. 2429 sayılı Yasanın, 5892 sayılı Yasayla değişik 2 nci maddesi uyarınca da, 1 Mayıs genel tatil günüdür. İşçinin ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıp çalışmayacağı toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesiyle kararlaştırabilir Somut olayda, davacı işçini fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram-genel tatil çalışmasının belirlenmesi amacı ile hesap bilirkişisinden alınan rapor denetime elverişli olmadığı gibi, hüküm vermeye de uygun değildir. Mahkemece dosyadaki delillere göre dava konusu alacakların hesabı hususunda uzman bir bilirkişiden denetime elverişli rapor alınarak sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur. O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, dosya kapağına ilişik bu dosya ile ilgisi olmayan evrakın mahkemesine iadesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 27.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/13263, K. 2013/23772, T. 27.12.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-13263-e-2013-23772-k-1e0c8cf9ddba