Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/13124 E. 2013/20175 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/13124
Karar No
2013/20175
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, davalı işyerinde formen olarak çalışırken yapılan fazla mesailerin karşılığının ödenmemesi ve yıllık izin hakkının kullandırılmaması nedeniyle iş akdini haklı nedenle feshettiğinden bahisle kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının ödetilmesini istemiştir. Davalı, davacının iş akdini kendinin feshettiğini ve haklı bir nedeni olmadığını, tüm alacaklarının ödendiğini ve davacının başka bir dosyada tanık olarak verdiği beyanında hafta tatili ve resmi tatillerde çalışılmadığını bildirmesi nedeniyle bu günlerde çalıştığı iddiası ile talepte bulunamayacağını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davacının fazla çalışmalarının karşılığının ödenmemesi ve yıllık izinlerinin kullandırılmaması nedeniyle iş akdini haklı nedenle feshettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. HMK 'nun 26.maddesine göre hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Somut olayda, davacının kıdem tazminatı alacağı yönünden talebinin 25.000,00 TL olmasına rağmen, mahkemece bilirkişi raporundaki gibi 25,080,50TL olarak, hüküm altına alınması usul ve yasaya aykırıdır. 3-4857 sayılı İş Kanununun 47'nci maddesinde, Kanunun kapsamındaki işyerleri bakımından, ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışma karşılığı olmaksızın o günün ücretinin ödeneceği, tatil yapılmayarak çalışıldığında ise, ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücretin ödenmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Davacı, davalı tanığı olarak ifade verdiği başka bir davada, “davalı işyerinde resmi tatillerde çalışma yoktur, cumartesi Pazar çalışma yoktur,” şeklinde beyanda bulunmuştur. Ancak kendisinin açmış olduğu davada resmi tatillerde çalışmasının olduğunu iddia ederek alacak talebinde bulunmuştur. Davacının bu beyanı bağlayıcı olduğu halde Mahkemece davalının bu duruma yönelik ısrarlı itirazına rağmen, “davacının bu beyanı ile dosyada alınan tanık beyanları ile birlikte değerlendirilmesi” sonucunda hesaplama yapan bilirkişi raporunu hükme esas alarak, davacının dini bayramların bazı günlerinde çalıştığından bahisle genel tatil alacağının hüküm altına alınmış olması hatalı olup bozma nedenidir. Mahkemece yapılacak yargılama sonucunda fazla mesai ve ulusal bayram ve genel tatil alacağının çıkmaması durumunda, ücret alacağının son aya ait olması ve yıllık izin alacağının de feshe bağlı olarak ortaya çıkan alacaklar olması nedeniyle, feshin haklılığı ve kıdem tazminatı alıp alamayacağı hususunun yeniden değerledirilerek hüküm kurulması gerekliliği de gözönünde bulundurularak bir karar verilmesi gerekmektedir. O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde, davalıya iadesine, 25.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/13124, K. 2013/20175, T. 25.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-13124-e-2013-20175-k-2229622facc1