Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/12853 E. 2013/19278 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/12853
Karar No
2013/19278
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 07/04/2008 ile 14/05/2012 tarih aralığında çalıştığını, çalışma süresi boyunca günde 12 saat, haftada 6 gün ve ayda ortalama bir pazar devamlı çalıştığını, vardiyanın geceye denk geldiği zamanlarda gece 12 saat çalıştığını, bazı aylarda 30 gün boyunca gece 12 saat çalıştığını, bu durumun evli olan davacıyı yıprattığını aile yaşamını etkilediğini, davacının çalışmasının işe gidiş geliş süreleriyle beraber 14 saati bulduğunu, çalıştığı süre boyunca ücretlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu'na tam olarak bildirilmesi, fazla mesai ücretlerinin ödenmesi, gece çalışmalarında fazla çalışma yaptırılmaması ve yasaya aykırı şekilde fazla çalışma yaptırılmaması için işverene müracaat ettiyse de sonuç alamadığını, son olarak Karaman 1. Noterliğinin 14/05/2012 tarih ve 5227 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, davacının iş akdini haklı nedenlerle feshettiğini belirterek kıdem tazminatı alacağının tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının çalıştığı süre boyunca işçilik haklarının tamamını aldığını, çalışan elemanların en az 2 saat ara dinlenmesi kullandığını, geçe çalışmasında 2,5 saat ara dinlenmesi olduğunu, davalı işyerinde kural olarak 8 saat uygulaması olduğunu, davacının fazla mesai yapmak istediğine dair beyanda bulunduğunu, beyanı doğrultusunda fazla mesaiye kaldığını ve ücretinin ödendiğini, çalışmalarının Sosyal Güvenlik Kurumu'na tam ve eksiksiz olarak bildirildiğini, bir işçinin işveren tarafından uzun yıllar fazla mesaiye zorlamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davalı işveren tarafından sunulan puantaj kayıtlarına göre davacının fazla mesai yaptığının belirlendiği, davalı iş yerinde fazla mesai ve gece çalışmaları yönünden yasal sınırların üzerinde çalışma yapıldığı, davacının fazla mesai yapma konusundaki taahhüdünün yasa hükümleri karşısında üstün tutulamayacağı ve bu kapsamda davacı feshinin 4857 sayılı Yasa'nın 24/2-e ve f maddesi uyarınca haklı nedene dayandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. İşverence, yasal çalışma sürelerinden fazla çalışma yaptırılması nedenine dayalı olarak iş sözleşmesinin işçi tarafından haklı olarak feshedilip feshedilmediği hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24 ncü maddesinde bendinde işçinin haklı fesih halleri düzenlenirken (II) bendinin (f) alt bendinde son cümle olarak “yahut çalışma şartları uygulanmazsa” şeklinde ifadeye yer verilerek, çalışma koşullarının uygulanmaması durumu işçinin haklı fesih nedenleri arasında yerini almıştır. Anayasa, yasa, tüzük ve yönetmelikler, bireysel ya da toplu iş sözleşmeleri, işyeri personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklarla, işyeri uygulamalarının çalışma yaşamına etkileri sonucu her bir iş ilişkisinde çalışma koşulları meydana gelir. Çalışma koşullarını belirleyen kaynaklarda bu koşullar bazen emredici olarak düzenlenmiş olup, işçi aleyhine değişikliğe gidilmesi işçinin rızası ile dahi mümkün değildir. Diğer hallerde çalışma koşullarında değişiklik yapılması 4857 sayılı Yasa'nın 22 nci maddesinde özel biçimde ele alınmıştır. Anılan hükme göre, işçi aleyhine yapılması düşünülen değişikliğin işçiye yazılı olarak bildirilmesi ve altı iş günü içinde işçinin yazılı kabulü ile uygulamaya konulması gerekir. Aksi halde değişiklik işçiyi bağlamaz. İş Kanununa İlişkin Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliğinin 3/a maddesine göre fazla çalışma İş Kanununda yazılı koşullar çerçevesinde haftalık 45 saati aşan çalışmaları ifade eder. Aynı yönetmeliğin 5. Maddesine göre, Fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamaz. Bu süre sınırı, işyerlerine veya yürütülen işlere değil, işçilerin şahıslarına ilişkindir. Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma sürelerinin hesabında yarım saatten az olan süreler yarım saat, yarım saati aşan süreler ise bir saat sayılır. Yine Yönetmeliğin 9.maddesi "Fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma yaptırmak için işçinin yazılı onayının alınması gerekir. Zorunlu nedenlerle veya olağanüstü durumlarda yapılan fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma için bu onay aranmaz" hükmünü içermektedir. Somut olayda; işveren tarafça davacı işçiye fazla çalışma yaptırıldığı ve yapılan fazla çalışmanın bordrolarda gösterilerek ödendiği tartışmasızdır. Yılın başında davacıdan alınmış olan taahhütnameye göre davacı işçi fazla çalışma yapmayı taahhüt etmiştir. Fazla çalışma yaptırılması durumunun işçi yönünden haklı fesih nedeni oluşturabilmesi için fesih tarihinde 270 saatin üzerinde fazla çalışma yaptırıldığının ispatı gerekir. Ayrıca işveren 270 saatlik çalışmayı 1 yıl içerisinde istediği tarih aralığında yaptırabileceğinden, 1 yıl içinde işçinin 270 saatlik çalışmayı aşacak şekilde fazla çalışma yapıp yapmadığının tespiti gerekir. Mahkemece, 01.01.2012 ile 14.05.2012 tarihleri arasında işverence davacıya yaptırılan fazla çalışma süresinin 270 saatin üzerine çıkıp çıkmadığının araştırılmamış olması hatalıdır. Yapılacak iş, belirtilen tarih aralığı için, bordro ve puantaj kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılarak çıkacak sonuca göre karar vermektir. Eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olup bozma nedenidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 14/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/12853, K. 2013/19278, T. 14.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-12853-e-2013-19278-k-a8248f78ad08