Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2026/665 E. 2026/4296 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/665
- Karar No
- 2026/4296
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/441 E. , 2021/679 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Onama
Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 01.12.2025 tarihli ve 2022/5054 Esas, 2025/14982 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.02.2026 tarihli ve 7-2022/18702 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308. maddesinin birinci fıkrası uyarınca yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308. maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, somut olayda 5271 sayılı Kanun'un 1 16... . maddelerine uygun şekilde verilmiş bir arama kararı olmadan sanığın elindeki poşetlerde yapılan arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, hukuka aykırı aramada elde edilen delillerin mahkûmiyet hükmüne esas alınamayacağından sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğinden bahisle onama ilâmının kaldırılmasına ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE Dava konusu olayda; sanığın elinde bulunan siyah poşetler içerisinde ... kaçağı sigaraların bulunduğuna dair alınan istihbari bilgiler doğrultusunda, kolluk görevlilerinin tedirgin hareketler sergileyen, şüphe uyandıran sanığın yanına giderek poşetin içerisinde ne bulunduğunu sordukları, sanığın da poşet içerisinde ... kaçağı sigaralar bulunduğunu beyan ederek söz konusu eşyayı görevlilere rızasıya teslim ettiği olayda, Sanık ve kaçak eşya konusunda mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, somut olayda yapılan aramanın usul ve yasaya aykırı olduğu, usulsüz arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, Anayasanın 38. maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 206. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 217. maddesinin ikinci fıkrası, 230. maddesinin birinci fıkrası gereği hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.11.2014 tarihli, 2014/8-166 Esas, 2014/514 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere arama işleminin hukuka aykırı yapılması nedeniyle, ele geçirilen kaçak sigaraların hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş olmasından dolayı hükme esas alınamayacağı, buna göre de başkaca maddi delillerle desteklenmeyen soyut ikrara dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı gözetildiğinde, sanığın atılı kaçakçılık suçundan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
III. KARAR 1.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2.5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 01.12.2025 tarihli ve 2022/5054 Esas, 2022/14982 Karar sayılı onama ilâmının KALDIRILMASINA,
3.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli ve 2020/441 Esas, 2021/679 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, oy çokluğuyla BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2026 tarihinde karar verildi.
(Karşı düşünce)
KARŞI DÜŞÜNCE Sanık ... hakkında ... 1. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın suça konu edilen poşetlerde bulunan kaçak sigaralarla yakalandığı ve üzerine atılı ... kaçakçılığı suçunu işlediğinin bahisle açılan kamu davasının yargılaması sonucu suçu sabit görülerek 5607 sayılı Kanun’un 3/18 delaletiyle, 3/5, 3/10, 3/10-son, 3/ 22... sayılı TCK’nın 62, 52/2. maddeleri gereğince neticede 10 ay hapis ve 20 TL adli para cezasıyla cezalandırılması ile bu yöndeki hükmün ertelenmesine dair verilen kararın temyiz incelemesinde, Dairemizin 01.12.2025 tarihli ve 2022/5054 E., 2025/14982 K. sayılı kararı onanmış ise de; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.02.2026 tarihli 7-2022/18702 sayılı itirazı üzerine tekrar yapılan inceleme neticesinde, suçtan elde edilen eşyalarda aramanın usulsüz olduğundan sanığın beraat etmesi gerekçesiyle bu defa kararın bozulması yönündeki Dairemizin çoğunluk görüşüne yapılan işlerde arama kararına gerek bulunmaması nazarıyla iştirak edilmemiştir.
Çünkü; Sanığa isnad edilen suçla ilgili olarak kolluk tarafından düzenlenen 27.08.2013 tarihli tutanağa göre; ... Grup Amirliğinde görevli polis memurlarının ... ilçesi ... Mahallesi ... Sokak üzerinde devriye görevlerini yerine getirdikleri esnada, şüphe üzerine durdurulan ve elinde siyah poşet bulunan kişinin kimlik tespitinde sanık ... olduğu belirlendiği, görevlilerce sanığa poşetin içinde ne olduğu sorulduğunda kaçak sigara olduğunu beyan ederek değişik markalarda toplam 1323 paket ... kaçağı ve bandrolsüz sigarayı rızasıyla görevlilere teslim ettiği şeklindeki olayda; sanık yargılamanın hiçbir aşamasında yapılan işlemlere karşı bir itirazda bulunmadığı, buna rağmen Dairemiz çoğunluğunca kolluk tarafından yapılan işlemlerin poşet içerisindeki eşyanın ele geçirilmesine yönelik usulsüz arama faaliyeti olduğu değerlendirilmiş ise de; 2559 sayılı PVSK'nın Ek 4. maddesi uyarınca hizmet branşı, yeri ve zamanına bakılmaksızın, bir suçla karşılaştığında suça el koymak, önlemek, sanık ve suç delillerini tespit edip muhafaza altına almakla görevli ve yetkili olan kolluk görevlilerinin gerçekleştirdikleri devriye görevi sırasında, mesleki tecrübelerine ve içinde bulundukları durumdan çıkardıkları izlenime göre; elinde siyah poşet bulunan sanığın davranışlarından şüphelenerek oluşan bu makul sebep nedeniyle sanığı durdurdukları, oluşan bu yeterli şüphe nedeniyle PVSK'nın 4/A maddesinin verdiği yetkiye dayalı olarak alınması gereken tedbirler kapsamında, sanığın elindeki poşetler kontrol edildiğinde suç konusu sigaraların ele geçirildiği, sanığın suçun konusu ve delili olan kaçak sigaralar ile birlikte yakalanması nedeniyle CMK'nın 2. maddesinin (j) bendi ile Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin 4. maddesinde tanımı yapılan 'suçüstü' hâlinin mevcut olduğu, kolluk görevlilerin, gerçekleştirdikleri devriye görevi sırasında ilk defa işlenmekte olan bir suçla diğer bir anlatımla 'suçüstü' hâli ile karşılaşmaları nedeniyle CMK'nın 90/4. maddesi ile PVSK'nın 13/1-A ve Ek 6. maddelerinin verdiği yetkiye dayanarak, suç delillerinin kaybolmaması için derhal gerekli tedbirleri alıp sigaraları muhafaza altına aldıktan sonra, uyguladığı tedbirler ile somut olay hakkında Cumhuriyet savcısına bilgi verdikleri ve emirleri doğrultusunda soruşturma işlemlerinin devam ettiği, yine PVSK'nın Ek 6. maddesini açıklayıcı nitelikte olan Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin 8. maddesinin (f) bendindeki düzenlemeye göre de; suçüstü halinde ayrıca bir arama emri ya da karar alınmasına gerek bulunmadığı, kaldı ki somut olayda sanık ...'e, görevlilerce sorulduğunda poşetlerin içerisinde kaçak sigara olduğunu söylemesi göz önüne alındığında, görevlilere eşyayı kendi rızasıyla teslim etmesinin; 'gizlenmiş bir şeyi bulmaya çalışma ve araştırma' anlamlarına gelen arama işlemi olarak değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla suçun delili ve konusunu oluşturan sigaraların ele geçirilip muhafaza altına alınmasının hukuka uygun olup artık hukuka aykırı bir delilden söz edilemeyeceği kabul edilmelidir. Kısaca, Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Dairelerin istikrar kazanmış kararlarında belirtildiği gibi kolluk tarafından kanundan kaynaklanan kimlik kontrolü yetkisi sırasında şüphe üzerine durdurulan kişinin mesleki bilgi ve tecrübesi ile şüphelendiği poşet içinde ne olduğunu sorması bir arama faaliyeti olmadığı gibi, ele geçirilen eşyanın kaçak sigara olması, miktarı ve çeşitliliği nazarıyla ticari mahiyet arz ettiğinden sanığın atılı suçtan cezalandırılması yönündeki ilk derece mahkeme kararının onanması gerekeceği düşüncesiyle Dairemiz çoğunluğunun beraate yönelik bozma görüşüne karşı oy yazmak gerekmiştir. 09.04.2026