Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/11514 E. 2026/4620 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/11514
- Karar No
- 2026/4620
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/618 E., 2023/350 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanık ... ... hakkında beraat, sanık ... hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I- Katılan ... İdaresi Vekilinin Münhasıran Sanık ... ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle sanık ... ... hakkındaki hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
II. Sanık ... Müdafiin Anılan Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak; 1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3. maddesinin 22. fıkrasının, ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.Kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53. maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerekirken, hükmolunan hapis cezasının kısa süreli olduğu belirtilmek suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir. Açıklanan nedenlerle sanık ... müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği; hükmün 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesi gereğince indirim yapılmasına ilişkin bendinde yer alan "3/22" ibaresinin çıkartılarak yerine "3/23" ibaresinin eklenmesi, hükmün hak yoksunluklarına ilişkin "Hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK’nun 53. maddesinin 2. ve 3. fıkralarının Anayasa Mahkemesinin iptal kararları gözetilerek sanık ... hakkında uygulanmasına;(53/4. m:Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.Yargıtay 7. CD. 2018/14803 e. 2021/5197 karar sayılı ilamı)" şeklindeki bendin hükümden çıkartılarak yerine "15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişiklik gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53/1-2-3. madde ve fıkralarının (53/1-e bendi hariç) tatbikine, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlık yetkileri bakımından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına," ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy çokluğuyla DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2024/3 60... /151 karar ve 2024/3 60... /259 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere, CMK'nın 119/4. maddesinin "Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur." açık, amir hükmüne aykırı olarak sanığın iş yerindeki 25/02/2015 tarihli aramanın, o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi hazır bulundurulmaksızın yapılması nedeniyle icrası bakımından hukuka aykırı ve bu arama işlemi sırasında ele geçirilen suça konu eşyanın hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş delil niteliğinde olduğu, CMK'nın 217. maddesinde hâkimin ancak hukukun izin verdiği yöntemlerle elde edilen delilleri dikkate alabileceğinin hüküm altına alındığı, anılan Kanun'un 206. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde de ortaya konulmak istenen delilin kanuna aykırı olarak elde edilmiş olması hâlinde reddolunacağı belirterek hukuka uygun elde edilmeyen delillerin ispat aracı olarak kabul edilmeyeceği ve hükme esas alınmayacağının açıkça düzenlenmiş olması karşısında; sanığın iş yerindeki arama işleminin ve bu işlem sonucunda elde edilen delillerin de hukuka aykırı olarak elde edildiğinin kabulü gerekmektedir. 25/05/2015 tarihli olayla ilgili olarak ihbar yapılmış olması ve 5271 sayılı CMK’nin 2/e maddesi gereğince suç şüphesinin öğrenilmesi nedeniyle durumun adli tahkikatı gerektirdiği gözetilerek yapılan işlemlerin usulsüz olması nedeniyle sanığın beraatına karar verilmesi gerektiği düşüncesindeyiz. Sanığın iş yerinde 25/02/2015 tarihinde yapılan aramada iki işlem tanığı bulundurulmadan arama yapıldığı ve deliller usulüne uygun elde edilmediğinden ayrıca 25/05/2015 tarihli aramada CMK düzenlemelerine aykırı hareket edildiğinden sanığın beratına karar verilmesi gerekir. Hükmün belirttiğimiz gerekçelerle bozulmasına karar verilmesi gerektiğini düşündüğümüzden heyetimizin sayın çoğunluğunun bu duruma işaret etmeyen görüşlerine katılmıyoruz.