Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/16661 E. 2026/4619 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/16661
Karar No
2026/4619
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/645 E., 2023/427 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında beraat, sanık ... hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Katılan ... İdaresi vekilinin suçta kullanılan nakil vasıtasının müsadere edilmesi gerektiğine ilişkin temyiz talebi yönünden yapılan incelemede; Dairemizin 22.06.2022 tarihli ve 2020/6877 Esas, 2022/11335 Karar sayılı ilâmıyla, suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine yer olmadığına dair verilen kararın onanarak kesinleştiği anlaşıldığından, katılan vekilinin nakil aracına yönelik temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır.

I- Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle sanık ... hakkındaki hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

II.Katılan Vekilinin Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak; 1.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği; Soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmamış bulunan sanığa, kovuşturma aşamasında dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar paranın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödemesi halinde cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağının belirtilmesi gerekirken, tebligat yoluyla yapılan ihtarda ödeme halinde cezasında yapılacak indirim oranının 1/3 olarak belirtilmesi ve sanığın hüküm verilinceye kadar ödeme yapmak suretiyle etkin pişmanlık hükmünden yararlanma imkânı bulunduğu halde, sanığa ödeme için duruşma gününe kadar süre verilmesi suretiyle, sanığa etkin pişmanlık hükmünün mahiyeti anlatılarak usulüne uygun ihtarat yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,

2.Hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak uygulanması gereken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinin uygulanmaması, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/16661, K. 2026/4619, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-16661-e-2026-4619-k-9e316366e7b9