Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2026/121 E. 2026/3022 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2026/121
Karar No
2026/3022
Karar Tarihi

HÂKİMLİĞİ : Muğla 2. Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/4142 Değişik iş SUÇ : 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'na muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması

Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üretmek veya hizmete sunmak suçundan şüpheliler ..., ... ve ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 18.11.2024 tarihli ve 2024/974 soruşturma, 2024/5335 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın Muğla 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 03.01.2025 tarihli ve 2024/4142 değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 12.12.2025 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2025 tarihli ve KYB-2025/151120 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2025 tarihli ve KYB-2025/151120 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 25/04/2017 tarihli ve 2016/13094 esas, 2017/3661 karar sayılı ilâmında yer alan, "... şikayete konu ürünlerin, şikayetçinin hak sahibi olduğu markaların yurt dışından kaçak yollarla yurda giren ve bilinen ürünlerin taklitleri oldukları, bu nedenle kaçakçılık suçundan şüpheli hakkında kamu davası açıldığı, ancak aynı zamanda 556 sayılı KHK'da yer alan marka hakkına tecavüz suçundan dolayı bir kamu davası açılmadığı görülmekte, Cumhuriyet savcılığı tarafından, soruşturma konusu olayla ilgili olarak başka bir soruşturma dosyasında iddianame düzenlendiğinden bahisle, marka hakkına tecavüz suçundan dava açılmasının mükerrer yargılamaya neden olacağı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği... 556 sayılı KHK'da unsurları yazılı marka hakkına tecavüz suçları ile kaçakçılık suçlarının unsurları birbirinden farklı eylemleri içermekte, adı geçen maddelerde farklı ceza hükümleri öngörülmekte, yargılama usulleri de farklılıklar arz etmektedir. Soruşturma dosyasında mevcut deliller kapsamında yeni bir araştırma yapılmasına lüzum görülmeksizin, Kemer 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/331 E. sayılı dava dosyası kapsamında toplanan mevcut delillere atıfla, somut olayda; marka hakkına tecavüz suçundan da ayrı bir kamu davası açılması gerektiği anlaşılmakla...BOZULMASINA.." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Somut olayda şüphelilerin araçlarında yapılan aramada ele geçirilen 3 adet kırıcı-delici matkap yönünden müşteki şirketin tescil sahibi olduğu ürünlerin sahte olarak üretildiğinin ve satışa arz edildiğinin iddia edildiği şikayet dilekçesi verilmiş olduğu, ancak şüpheli hakkında şikayete konu ürünler nedeniyle daha önce 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan açılmış olan dava gerekçe gösterilerek mükerrer soruşturma nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış ise de, şüpheliler haklarında daha önce açılan kamu davasının konusunun kaçakçılık suçu olduğu, bu sebeple başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üretmek veya hizmete sunmak suçu yönünden yapılan şikayetin konusunun farklı olduğu cihetle, soruşturmaya devam edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. '' yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki husus yerinde görüldüğünden talebin KABULÜNE,

2. Muğla 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 03.01.2025 tarihli ve 2024/4142 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesi için dosyanın Hâkimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2026/121, K. 2026/3022, T. 23.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2026-121-e-2026-3022-k-674b1e283ce5