Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2026/1046 E. 2026/6775 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2026/1046
Karar No
2026/6775
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi TARİHLERİ : 12.04.2018, 28.04.2021 SAYILARI : 2018/50 E., 2018/369 K. - 2019/167 E., 2021/231 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık SUÇ TARİHLERİ : 13.02.2016, 11.02.2018-23.09.2019 İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması

Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2018 tarihli ve 2018/50 Esas, 2018/369 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında izin tecavüzü suçundan, erteli 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2021 tarihli ve 2019/167 Esas, 2021/231 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında izin tecavüzü suçundan, 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükümlerin kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 13.03.2026 tarihli ve 94660652-105-36-21101-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2026 tarihli ve KYB - 2026/40997 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2026 tarihli ve KYB - 2026/40997 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1-Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2018 tarihli ve 2018/50 esas, 2018/369 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, Sarıkamış Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 22.12.2017 tarihli ve 2017/1568 soruşturma, 2017/1173 esas, 2017/490 sayılı iddianame ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2018 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de, 5271 sayılı Kanun’un 225/1. maddesinde yer alan, "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklindeki, 1632 sayılı Kanun'un "Firar ve Cezası" başlıklı 66. maddesinin konuya ilişkin 1. fıkrasının, "1) Aşağıda yazılı askeri şahıslar bir yıldan üç yıla kadar hapsolunur: a) Kıt'asından veya görevi icabı bulunmak zorunda olduğu yerden izinsiz olarak altı günden fazla uzaklaşanlar, b) Kıt'asından veya görevini yapmakta olduğu yerden izin, istirahat veya hava değişimi alarak ayrılanlardan, dönmeye mecbur bulundukları günden itibaren altı gün içerisinde özürsüz olarak gelmeyenler," şeklindeki düzenlenmeler ile, Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 21.02.2018 tarihli ve 2018/1895 esas, 2018/1101 karar sayılı ilâmında yer alan, “1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 66. maddesinde düzenlenen firar ve izin tecavüzü suçlarının, Anayasa Mahkemesinin 11/04/2012 tarihli, 2011/111 Esas ve 2012/56 sayılı, Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 01/04/2004 tarihli, 2004/66 Esas ve 2004/61 sayılı Kararları ile Askeri Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı gibi mütemadi (kesintisiz) suçlardan olup, suçun temadinin başladığı ve sona erdiği süreçte işlendiği, kıt'asından veya görevi icabı bulunmak zorunda olduğu yerden izinsiz olarak altı günden fazla uzaklaşmak suretiyle işlenen firar suçu ile kıt'asından veya görevini yapmakta olduğu yerden izin, istirahat veya hava değişimi alarak ayrılanlardan, dönmeye mecbur oldukları günden itibaren altı gün içerisinde özürsüz olarak gelmemek suretiyle işlenen izin tecavüzü suçunun yakalanma ya da birliğine katılma ile son bulduğu, dolayısıyla bu suçlarda temadinin sona erdiği bir başka anlatımla kesintinin gerçekleştiği yer mahkemesinin yetkili olduğu...” şeklindeki ve Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 01/07/2019 tarihli ve 2019/1501 esas, 2019/10303 karar sayılı ilâmında yer alan "...Askerî Yargıtay’ın yerleşik içtihatları ile de ortaya konulduğu üzere, firar ve izin tecavüzü gibi süreklilik gösteren (mütemadi) suçlarda, failin yakalanması, birliğine dönmesi veya bu amaçla resmî mercilere müracaat etmesi hâllerinde suç tamamlanmakta, bundan sonraki kaçma eylemleri ayrı bir suçu oluşturmaktadır. Ancak, katılma veya resmî mercilere müracaat hâllerinde suçun tamamlandığının kabulü için, failin eylemini sonlandırmak iradesiyle hareket etmiş olması gerekmekte, bir başka vesileyle bu eylemlerin yapılmış olmasının, devam etmekte olan suçu sonlandırmayacağı kabul edilmektedir" şeklindeki açıklamalardan anlaşılacağı üzere; Firar ve izin tecavüzü suçlarının temadi eden suçlardan olduğu, failin kendiliğinden birliğine dönmesiyle (iradi olarak), yetkili makamlarca yakalanmasıyla (irade dışı), bulunduğu yerdeki bir askerî makama veya resmi bir kuruluşa birliğine dönmek maksadıyla dehalet etmesiyle (iradi olarak) temadinin son bulacağı, zira suçun tamamlandığının kabulü için, failin eylemini sonlandırmak iradesiyle hareket etmiş olmasının arandığı nazara alındığında,

Somut olayda, sanığın 03.02.2016 tarihinde .... Komnd.Tug.Loj.Des.Kh ve Kh.Tk. Komutanlığından 10 günlük kanuni izne gönderildiği, ancak sevk edildiği birliğine 13.02.2016 tarihinde katılması gerekirken birliğine katılmayarak firar ettiği belirtilen sanığın fiili ile ilgili olarak temadinin hangi tarihte ve ne şekilde başladığı belirtilmesine karşın temadinin ne şekilde sona erdiğine ilişkin bir kabul bulunmaksızın Sarıkamış Cumhuriyet Başsavcılığınca iddianame düzenlenmiş ise de iddianamenin düzenlenmesinin temadinin kesilmesine sebebiyet vermeyeceği, temadinin iş bu tarih itibari ile de sona ermediği, mahkemesince durma kararı verilerek anılan Cumhuriyet Başsavcılığına temadinin bitimini ortaya koyacak şekilde usulüne uygun biçimde iddianame tanzimi için suç duyurusunda bulunulması ile yeni bir kamu davası açılması halinde dosyaların birleştirilmesinin sağlanarak oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2- Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2021 tarihli ve 2019/167 esas, 2021/231 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2021 tarihli kararında tekerrüre esas alınan Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2018 tarihli ve 2018/50 esas, 2018/369 sayılı kararının kesinleşme tarihinin 08.06.2018 olup, inceleme konusu 28.04.2021 tarihli kararına konu suçun ise bu tarihten önce 11.02.2018 tarihinde işlendiği cihetle, anılan kararın tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adlî sicil kaydında tekerrrüre esas alınabilecek sırf askeri suç niteliğinde başkaca bir mahkûmiyet hükmünün de bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında hükmedilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesinde yer alan "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2018 tarihli ve 2018/50 Esas, 2018/369 Karar sayılı kararı ile Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2021 tarihli ve 2019/167 Esas, 2021/231 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMALARINA,

Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2018 tarihli ve 2018/50 Esas, 2018/369 Karar sayılı kararı bakımından, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

3.Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2021 tarihli ve 2019/167 Esas, 2021/231 Karar sayılı kararı bakımından bakımından, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d bendi uyarınca, tekerrür hükmünün uygulanmasına ilişkin "Sanığın Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/50 Esas, 2018/369 Karar sayılı kararı ile izin tecavüzü suçundan 10 ay hapis cezasına mahkum edildiği, ilgili kararın 08.06.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleştiği tarihten itibaren 3 yıllık süre tamamlanmadan iş bu yargılamasını yapmakta olduğumuz izin tecavüzü suçunu işleyerek mükerrir olduğu göz önüne alınarak, 5237 sayılı TCK'nın 58/1 maddesi gereğince hakkında tekerrür hükümleri uygulanmakla hükmolunan cezasının 1. KEZ MÜKERRİRLERE ÖZGÜ İNFAZ REJİMİNE GÖRE ÇEKTİRİLMESİNE, cezasının infazından sonra hükümlü hakkında 5275 sayılı CGTİHK'nın 108/4 maddesinde düzenlenen DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİNİN UYGULANMASINA," bölümün hüküm fıkrasından ÇIKARILMASINA, karardaki diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2026/1046, K. 2026/6775, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2026-1046-e-2026-6775-k-f06443bf014f