Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/1805 E. 2026/6999 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2026/1805
Karar No
2026/6999
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/... E., 2024/609 K. SUÇLAR : Hakaret, tehdit TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Hakaret suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1,125/4, 29/1, 62... . maddeleri gereğince 1.160,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 25.09.2024 tarihli ve 2023/... Esas, 2024/609 Karar sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.01.2016 gün ve 2026/... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 17.02.2023 tarihli ve 2022/... soruşturma sayılı iddianame ile sanık hakkında hakaret suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmadığı halde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 225/1. maddesinde yer alan, "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hakkında açılmış dava bulunmayan ve iddianamede anlatılış tarzına göre unsurları gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun'un 125. maddesinde düzenlenen hakaret suçundan sanığın cezalandırılmasına karar verilmesinde, ayrıca anılan iddianame ile sanık hakkında tehdit suçundan dava açılmasına rağmen bu suç yönünden karar verilmemesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Tehdit suçu yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtay’ca bozulması istemini, yasal nedenlerini açıklayarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak, Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir. Buna göre hâkim veya mahkemece verilen karar veya hükümlerin kanun yararına bozma konusu yapılabilmesi için istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmesi gerekmektedir. İncelenen somut olayda; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 106/1.1 cümlesi uyarınca açılan davadan hüküm kurulmadığı ancak açılmış dava hakkında mahkemesince zamanaşımı süresi içinde her zaman hüküm kurulabileceği anlaşıldığından, bu aşamada kanun yararına bozma yoluyla incelenmesi olanaklı görülmemiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Hakaret suçu yönünden Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 Esas, 2018/... sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddî boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak inceleme yapılmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2012 gün ve 3/270-88 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; ceza muhakemesi hukukumuzda mahkemelerce bir yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için, yargılamaya konu edilecek eylemle ilgili, usulüne uygun olarak açılmış bir ceza davası bulunması gerekmektedir. 5271 sayılı Kanun'un 170/1.maddesi uyarınca ceza davası, kural olarak Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenecek bir iddianame ile açılır. Anılan Kanun'un 170/4. maddesinde de; “İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır” düzenlemesine yer verilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 225. maddesinde yer alan; “hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir” şeklindeki düzenleme gereğince de hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilecektir. Anılan yasal düzenlemelere göre, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması yasaya açıkça aykırılık oluşturacaktır. Öğretide “davasız yargılama olmaz” ve “yargılamanın sınırlılığı” olarak da ifade edilen bu ilke uyarınca, hâkim ancak hakkında dava açılmış bir fiil ve kişi ile ilgili yargılama yapabilecek ve önüne getirilen somut uyuşmazlığı hukuksal çözüme kavuşturacaktır. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde iddianame içeriğine göre; sanık hakkında katılana yönelik hakaret suçundan açılmış bir dava bulunmadığı, bu suç yönünden 17.02.2023 tarihli 2022/... Soruşturma sayılı dosyada ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR A. Tehdit Suçu Yönünden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, B. Hakaret Suçu Yönünden 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyetine ilişkin ... Asliye Ceza Mahkemesinin 25.09.2024 tarihli ve 2023/... Esas, 2024/... Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca karardaki hukuka aykırılık, hükmün Yargıtay tarafından düzeltilmesini gerektirmekle; sanığa hakaret suçundan verilen 1.160,00 Türk lirası adli para cezasının KALDIRILMASINA, 4. Bu suçtan hükmolunan cezanın çektirilmemesine, kararda yer alan diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2026/1805, K. 2026/6999, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2026-1805-e-2026-6999-k-cc5167586d32