Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/1483 E. 2026/6996 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2026/1483
Karar No
2026/6996
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/... Değişik iş SUÇ : Hakaret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Hakaret suçundan sanık ... hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 129/3. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına dair ... 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.10.2024 tarihli ve 2024/457 Esas, 2024/... Karar sayılı kararına karşı müşteki vekili tarafından yapılan itiraz üzerine anılan mahkemece, müştekinin katılan sıfatı olmadığından kanun yoluna başvuru hakkı bulunmadığı belirtilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 252/6. maddesi uyarınca itirazın değerlendirilmesi için dosyanın merciiye gönderilmesi üzerine yapılan inceleme sonunda, itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin mercii ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.02.2025 tarihli ve 2025/74 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.01.2026 gün ve 2026/745 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 22.08.2024 tarihli ve 2024/17228 soruşturma, 2024/... esas, 2024/6577 sayılı iddianamenin kabulünü müteakip, ... 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.08.2024 tarihli tensip zaptı ile yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılmasına karar verilerek, müştekiye 28.08.2024 tarihinde tebliğ edilen müzekkere ile tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde kamu davasına katılmak isteyip istemediği hakkında mahkemeye beyan dilekçesi vermesi gerektiği, aksi takdirde beyanda bulunmaktan vazgeçmiş sayılacağı hususunun ihtar edildiği, ancak müşteki vekili tarafından dosyaya sunulan yazılı bir beyan ya da şikâyet dilekçesi olmadığı gibi, davaya katılma yönünde de bir talebinin bulunmadığı anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 252/6. maddesinde yer alan, "Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir." şeklindeki, Aynı Kanun'un “Kanun yollarına başvurma hakkı” başlıklı 260/1. maddesinde yer alan, "Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır." şeklindeki düzenlemeler ile; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 17/05/2022 tarihli ve 2022/... esas, 2022/12501 karar sayılı ilâmında yer alan ''Mahkemece yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılmasına karar verilerek, müşteki ve vekiline davetiye tebliğ edilerek beyanlarını yazılı olarak 15 gün içerisinde bildirmesi, bu süre sonunda duruşma yapılmaksızın karar verilebileceği, sanıktan şikayetçi olup olmadığı, davaya katılmak isteyip istemediği hususlarının beyanları ile birlikte mahkemeye bildirilmesinin, müşteki vekiline 09/01/2021 müştekiye ise 27/01/2021 tarihlerinde tebliğ edilerek ihtar olunduğu, ancak müşteki ve vekili tarafından dosyaya sunulan yazılı bir beyan olmadığı gibi davaya katılma yönünde de bir talebinin bulunmadığı, bu kapsamda müşteki vekilinin ...itiraz hakkının bulunmadığı gözetilerek, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne ilişkin....kararında isabet bulunmamaktadır.'' şeklindeki açıklamalar nazara alındığında; Katılma talebinde bulunmayan müşteki vekilinin ... 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.10.2024 tarihli ve 2024/457 esas, 2024/... sayılı kararına karşı itiraz hakkının bulunmadığı gözetilerek, mercii Mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 252/6. maddesi gereğince itirazın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un "Kanun Yollarına Başvurma Hakkı" başlıklı 260. maddesi; (1) Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanun'a göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır. (2) (Değişik fıkra: 18/06/2014-6545 S.K./73. md) Ağır ceza mahkemelerinde bulunan Cumhuriyet savcıları, ağır ceza mahkemesinin yargı çevresindeki asliye ceza mahkemelerinin; bölge adliye mahkemesinde bulunan Cumhuriyet savcıları, bölge adliye mahkemelerinin kararlarına karşı kanun yollarına başvurabilirler. (3) Cumhuriyet savcısı, sanık lehine olarak da kanun yollarına başvurabilir.",

Anılan Kanun'un "İtiraz Usulü ve İnceleme Mercileri " başlıklı 268/1. maddesi; "Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35. maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren yedi gün içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar. 263. madde hükmü saklıdır." şeklindedir. 5271 sayılı Kanun'un "Basit yargılama usulüne itiraz" başlıklı 252. maddesinin; Madde 252- (Mülga madde: 02/07/2012-6352 S.K./105.md.) (Yeniden düzenlenen madde: 17/10/2019-7188 S.K./25. md) (1) 251.madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir. (2) İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223. madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır. (3) Mahkeme, ikinci fıkra uyarınca hüküm verirken, 251. madde kapsamında basit yargılama usulüne göre verdiği hükümle bağlı değildir. Ancak, itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapıldığı hâllerde 251/3. maddesi uyarınca yapılan indirim korunur. (4) İtiraz üzerine verilen hükmün sanık lehine olması hâlinde, bu hususların itiraz etmemiş olan diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa bu sanıklar da itiraz etmiş gibi verilen kararlardan yararlanır. (5) İkinci fıkra uyarınca verilen hükümlere karşı genel hükümlere göre kanun yoluna başvurulabilir. (6) Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268/2. maddesi uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir." şeklindedir. 5271 sayılı Kanun'da kanun yoluna başvurma hakkı, Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanun'a göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlara, müdafiliğini veya vekilliğini üstlendiği kişilerin açık arzusuna aykırı olmamak koşuluyla avukatlara, şüpheli veya sanığın yasal temsilcisi ve eşine tanınmıştır. Suçun işlenmesiyle mağdur olan ya da suçtan zarar görenlerin katılma hakkını kullanmaya veya kullanmaya devam etmeye zorlanamayacağı açıktır. Bu itibarla mağdur veya suçtan zarar gören kişi kamu davasına katılmak istemeyebileceği gibi, daha sonra bu hakkını kullanmaktan da vazgeçebilecektir. Nitekim 5271 sayılı Kanun'un 243. maddesinde katılanın vazgeçmesi halinde, katılmanın hükümsüz kalacağı hususu düzenleme altına alınmıştır. İtiraz kanun yolu olağan kanun yollarından olup 5271 sayılı Kanun'un 267 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 267. maddesinde; hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebileceği hüküm altına alınmıştır. İnceleme konusu somut olayda, Mahkemece yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılmasına karar verilerek, şikâyetçiye beyanlarını yazılı olarak iki hafta içerisinde bildirmesi, bu süre sonunda duruşma yapılmaksızın karar verilebileceği, sanıktan şikâyetçi olup olmadıkları, davaya katılmak isteyip istemedikleri hususlarının beyanları ile birlikte mahkemeye bildirilmesinin 28.08.2021 tarihinde tebliğ edildiği, şikâyetçi vekili tarafından 12.09.2024 tarihinde dosyaya vekaletname sunulmakla birlikte davaya katılma yönünde bir talebinin bulunmadığı, bu kapsamda şikâyetçi vekilinin ... 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.10.2024 tarihli ve 2024/... esas, 2024/.. karar sayılı kararına karşı itiraz hakkının bulunmadığı gözetilerek itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi, Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.02.2025 tarihli ve 2025/74 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3.maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-(a) maddesine göre, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2026/1483, K. 2026/6996, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2026-1483-e-2026-6996-k-baae5ecff9c1