Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2026/1007 E. 2026/5827 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1007
- Karar No
- 2026/5827
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1149 E., 2025/2198 K. SUÇ : 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma üzerine verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299. maddesi uyarınca sanık müdafiin duruşma talebi uygun görülmeyerek yapılan incelemede;
I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 10.07.2024 tarihli ve 2024/894 Esas, 2024/1243 Karar sayılı kararının sanık müdafi tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 13.03.2025 tarihli ve 2024/7170 Esas, 2025/4058 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma ilâmı üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi .13 Ceza Dairesinin, 23.10.2025 tarihli ve 2025/1149 Esas, 2025/2198 Karar sayılı kararı ile sanığın 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (4926 sayılı Kanun) 3/a-2. maddesi delaletiyle 4/a-2, 5/1,2 maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 50.779.980,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyaların tasfiye edilmiş ise hazineye irat kaydına, edilmemiş ise müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiin temyiz istemi; sanığın üzerine atılı suçu işlememesi nedeniyle usul ve kanuna aykırı olan kararın bozulması, dava konusu edilen sekiz adet eylemin tespit edilemediğinden ödenen kurum zararının iade edilmemesi, atılı suçu kabul etmemekle birlikte Bölge Adiye Mahkemesince vekâlet ücreti ve harçlar yönünden sanık aleyhine hüküm kurulması, sanığın kazanılmış hakkı dikkate alınmadan vekalet ücreti ve harçlar yönünden açıklanacak hükmü aşar nitelikte karar verilmesi nedenleriyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Tüm dosya kapsamına göre, 2009/4 sayılı fezlekenin ekinde yer alan "yurt dışına gönderilecek bilgi talep formunda" da belirtildiği üzere, suça konu 16.07.20 05... .01.2007 tarihleri arasında düzenlenen 9 adet transit beyannamesi muhteviyatı akaryakıt cinsi eşyanın Bölünmez Petrolcülük A.Ş. firması tarafından mahrece iade edildiği beyan edilmiş olmasına rağmen akaryakıtın, Yunanistan ... makamları nezdinde yapılan araştırmada ve cevabi yazılarda Yunanistan ihracat gümrüğüne geri dönmediğinin ve mahrece iade edilmediğinin bildirildiği anlaşılmakla, 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (4926 sayılı Kanun) 5/1. maddesinde, "Bu kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla teşekkül oluşturanlar veya teşekkülü yönetenler hakkında iki yıldan altı yıla kadar ağır hapis cezasına hükmolunur." 5/2. maddesinde de "Bu kanunun suç saydığı fiillerin teşekkül halinde işlenmesi durumunda birinci fıkrada belirtilen cezaya ilaveten ilgili maddelerdeki cezalar bir kat artırılarak uygulanır." amir hükümlerine yer verilmiş olup, sanığın eyleminin, temyiz dışı diğer sanıklarla maddi ve manevi dayanışma içinde veya önceden anlaşıp birleşmeleri suretiyle devamlılık arz etmesi nedeniyle teşekkül halinde kaçakçılık suçu kapsamında kaldığı ve sanık hakkında bozma ilâmına uyularak teşekkül oluşturmak suretiyle kaçakçılık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulduğu halde, 26.01.2007 tarihli eylem dışındaki 9 adet mahrece iade edilen akaryakıt konusunda somut bir tespitin bulunmadığı ve atılı suçun gerçeklemediği şeklindeki dosya kapsamına uymayan gerekçe ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2. Sanık hakkında teşekkül oluşturma suçundan 4926 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması, dava konusu kaçakçılık eylemi yönüyle ise 4926 sayılı Kanun'un 3/a-2. maddesinin yollamasıyla aynı Kanun'un 4/a-2. maddesi uyarınca belirlenecek cezada, suçun teşekkül halinde işlenmesi nedeniyle aynı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca artırım yapılması ve bu şekilde ayrı ayrı mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde ceza tayini,
Kabule göre de; 1.Sanık hakkında 26.01.2007 tarihli eylemin suç teşkil ettiği, diğer eylemlerin gerçekleştiğine yönelik ise somut bir tespitin bulunmadığı kabul edilmiş olmasına rağmen sanığın tek eylemi yönünden 4926 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi gereği hüküm tesis edilerek hüküm ile gerekçe arasında çelişki yaratılması,
2.Ele geçirilen kaçak eşyanın miktarına göre, temel cezada 5237 sayılı Kanun'un 3/1. maddesi ve 61. maddeleri uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken, teşekkül oluşturma suçundan sanık hakkında alt sınırdan hüküm kurmak suretiyle eksik ceza tayini,
3.Sanık hakkında hükmedilen tazmini nitelikte adli para cezası üzerinden hesaplanarak hükmedilen nisbi harcın temyiz dışı sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı verildiği de gözetilerek sanıktan müştereken ve müteselsilen tahsil edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, temyiz edenin sıfatına göre 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanığın infazda kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde karar verildi.