Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/5683 E. 2026/3504 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/5683
- Karar No
- 2026/3504
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/223 Esas, 2021/299 Karar SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet
İpsala Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2013 tarihli ve 2012/370 Esas, 2013/138 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/1. maddesi uyarınca neticeten 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, 25.04.2013 tarihinde anılan kararın usulüne uygun olarak kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 06.09.2017 tarihinde kasıtlı suç işlemesi üzerine dosya yeniden ele alınarak, İpsala Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.07.2019 tarihli ve 2018/355 Esas, 2019/201 Karar sayılı kararı ile, 12.03.2013 tarihli hükmün açıklanmasına ve sanığın 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 07.07.2020 tarihli ve 2019/6389 Esas, 2020/1609 Karar sayılı kararı ile 15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (7242 sayılı Kanun) ile 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişikliklerin sanık lehine olduğu gerekçesi ile bozulmasına müteakip, yeniden yapılan yargılama neticesinde İpsala Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2021 tarihli ve 2020/223 Esas, 2021/299 Karar sayılı kararı ile sanığın suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını
ödemediğinden bahisle 12.03.2013 tarihli hükmün açıklanmasına, sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca neticeten 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 03.09.2025 tarihli ve 94660652-105-22-14795-2024-KYB sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.09.2025 tarihli ve KYB-2025/105394 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2025 tarihli ve KYB-2025/105394 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "15/04/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenleme karşısında, Somut olayda, el konulan kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin 06.12.2012 tarihli KEMT varakasına göre 6.930,00 Türk lirası olduğu, anılan değerin 06.12.2012 olan suç tarihindeki ekonomik koşullar ve paranın satın alma gücüne nazaran 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesi gereğince pek hafif kapsamda kaldığı, mahkemesince 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son cümlesi yollamasıyla anılan Kanun'un 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Kanun'un 3/10. fıkrası gereği uygulama yapılması ve ardından kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin pek hafif olması nedeniyle cezadan 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesi gereği 1/2 ilâ 2/3 (dahil) oranında indirim uygulanması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmek suretiyle fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE İpsala Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2021 tarihli ve 2020/223 Esas, 2021/299 Karar sayılı kararı ile sanığın suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını ödemediğinden bahisle 12.03.2013 tarihli hükmün açıklanmasına, sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca neticeten 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, somut olayda, el konulan kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin 06.12.2012 tarihli KEMT varakasına göre 6.930,00 Türk lirası olduğu, anılan değerin 06.12.2012 olan suç tarihindeki ekonomik koşullar ve paranın satın alma gücüne nazaran 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesi (7423 sayılı Kanun ile değişik 23. maddesi) gereğince pek hafif kapsamda kaldığı, suçun işleniş biçimi ve suça konu eşyanın yakalanış şekli de dikkate alındığında sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/1. maddesinin birinci cümlesi, 3/23. maddesi uyarınca pek hafif değerde olduğundan cezada indirim uygulanarak hüküm kurulması gerektiği, ancak Adalet Bakanlığınca düzenlenen kanun yararına bozma isteminin sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/18 son cümle yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5., 3/10., 3/18 son., 3/22. maddeleri uyarınca hüküm kurulmasına yönelik olduğu anlaşılmakla, uygulanması gereken kanun maddelerinin yeniden değerlendirilerek bu kapsamda kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen hususlar yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2026 tarihinde karar verildi.