Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/2235 E. 2025/13017 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2235
- Karar No
- 2025/13017
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/238 E., 2024/756 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. 6831 Sayılı Kanun'un 93. Maddesine Muhalefet Suçu Yönünden Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-a bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanığın savunmasının alındığı 12.01.2015 tarihinden hüküm tarihine kadar 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e bendinde öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmesi nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
II. 6831 Sayılı Kanun'un 91. Maddesine Muhalefet Suçu Yönünden Davanın dayanağını oluşturan suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, kesilen ağaçların hayatiyetini kaybetmediği anlaşılmakla, sanığın eyleminin idari yaptırımı gerektiren kabahati oluşturacağı cihetle, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun (5326 sayılı Kanun) 24. maddesindeki "Kovuşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılması halinde mahkeme tarafından idari yaptırım kararı verilir." amir hükmü karşısında, sanığın eyleminin 6831 sayılı Kanun'un 91/5. maddesi kapsamında olduğu ve 5326 sayılı Kanun gereğince kabahat nevinde olup eylem tarihi olan 18.07.2014 tarihi ile inceleme tarihi arasında 5326 sayılı Kanun'un 20/2-c maddesi uyarınca öngörülen 3 yıllık zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5326 sayılı Kanun'un 20.maddesi gereğince kabahatli hakkında Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA 22.10.2025 tarihinde karar verildi.