Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/4057 E. 2026/4555 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/4057
Karar No
2026/4555
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/142 E., 2024/41 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında düşme, sanıklar ... ve ... hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, suça konu katırların müsaderesine yer olmadığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Uludere Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2021 gün ve 2020/192 Esas, 2021/170 Karar sayılı kararının temyiz incelemesi neticesinde Dairemizin 12.10.2022 gün ve 2022/4929 Esas, 2022/19312 Karar sayılı ilâmı ile bozulmasına karar verildiği, bozma ilâmında katılan ... İdaresi vekilinin tüm sanıklar yönünden temyiz talebinin bulunduğunun da belirtilmiş olduğu dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz talebinin, temyiz talebi süre yönünden reddedilen sanık ... hakkında verilen mahkûmiyet kararını da kapsadığı halde bozma ilamından sonra sanık ... hakkında hüküm kurulmayarak kesinleştirme işleminin yapıldığı anlaşılmakla, sanık ... hakkında mahallinde her zaman bir karar verilebileceği değerlendirilmiştir.

I. Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkındaki Düşme Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Sanığın veya hükümlünün ölümü" kenar başlıklı 64 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir..." şeklindeki düzenlemeye göre sanık ...'in 29.03.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle davanın düşmesine dair hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

II. Katılan ... İdaresi Vekilinin ve Sanıklar ... ve ... Müdafiin Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafi ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

1. Dairemizin 12.10.2022 tarihli ve 2022/4929 Esas, 2022/9312 Karar sayılı ilâmında belirtilen "kazanılmış hak" hükümlerinin Uludere Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2015 gün ve 2014/413 Esas, 2015/35 Karar sayılı kararına yönelik olduğu ve "2 yıl 6 ay hapis ve 500,00-TL" olarak tespit edildiği dikkate alınmadan kazanılmış hakka aynı mahkemenin 13.04.2021 gün ve 2020/192 Esas, 2021/170 Karar sayılı kararının esas alınması ve sanıkların cezasının "2 yıl 6 ay hapis ve 500,00 TL" adlî para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

2. Uludere Sulh Ceza Mahkemesinin 06.12.2014 tarihli ve 2014/309 Değişik İş sayılı kararı ile dava konusu suç eşyanın taşınmasında kullanılan katırlar hakkında el koyma ve tasfiye kararı verildiği anlaşılmakla, dava konusu katırların müsaderesine yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir. Açıklanan nedenlerle sanıklar müdafi ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği;

1.Hükmün kazanılmış hakka ilişkin 9. bendinden "13.04.2021 tarih, 2020/192 Esas, 2021/170 Karar sayılı" ve "sanıkların SONUÇ OLARAK 2 YIL 6 AY HAPİS ve 100,00-TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" ifadelerinin çıkartılarak yerlerine "22.01.2015 tarihli ve 2014/4 13... /35 karar sayılı" ve "sanığa verilen cezanın, 2 yıl 6 ay hapis ve 500,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına'' ifadelerinin eklenmesi ve hükmün 10, 11. bentlerinin hükümden çıkartılması,

2.İddianamede müsaderesi talep edilen ve hakkında el koyma ve tasfiye kararı alınan 8 adet katır hakkında hükmün 14.bendinin ikinci cümlesinde yer alan "suçta kullanılan katırların suç tarihi dikkate alınarak ölmüş olabilecekleri ayrıca söz konusu katırların yediemin olarak bir kimseye de teslim edilmediği anlaşıldığından söz konusu katırların MÜSADERESİNE YER OLMADIĞINA," ibaresinin çıkartılarak yerine "Suça konu katırların tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine," ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/4057, K. 2026/4555, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-4057-e-2026-4555-k-69b63b1a1280