Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/9011 E. 2025/3471 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/9011
- Karar No
- 2025/3471
- Karar Tarihi
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/474 E., 2023/270 K. MALEN SORUMLU : ... SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî ret, kısmî onama
Sanığın temyiz istemi yönünden, usulüne uygun olarak tefhim edilen hükme yönelik, yasal süresinden sonra 07.03.2023 tarihinde temyiz talebinde bulunulduğu, temyiz isteminin süresinde olmadığı,
Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden 24.02.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 07.03.2023 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II. Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin, Sanık Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak; 1.Sanık hakkında mahkemece 18.12.2014 tarihli ve 2014/282 Esas, 2014/667 Karar sayılı kararı ile neticeten "2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası" ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan hükme yönelik aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek sanık hakkında 1412 sayılı Kanun'un 326/son cümlesi uyarınca kazanılmış hakkı gereği cezasının "2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına" karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Gün para cezasının adlî para cezasına çevrilmesi sırasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52/2. maddesinin gösterilmesi gerekirken, aynı Kanun'un 52. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3.Dosya kapsamında tek sanık olduğu halde, adlî para cezasının taksitlendirilmesine ve katılan kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin bentlerde "sanıklar" ibaresine yer verilerek hükümde karışıklığa neden olunması,
4.Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun'un 53/1.(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi altsoyu dışında kalan kişiler bakımından hükmolunan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5.Hüküm fıkrasında dava konusu tüm eşyanın müsaderesine karar verildiği halde, hükmün gerekçe kısmında numune olan eşyanın müsaderesine karar verildiğinin belirtilmesi suretiyle hükümde karışıklığa neden olunması, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği,
1. Hükmün (6) numaralı bendinden sonra gelmek üzere "1412 sayılı Kanun'un 326/son cümlesi uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkı gereği cezasının 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi,
2.Hükmün (5) numaralı bendinde yer alan 5237 sayılı Kanun'un 52. maddesi ibaresinin çıkartılarak yerine gelmek üzere "5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi" ibaresinin eklenmesi,
3.Hükmün (6) numaralı bendinde yer alan "sanıkların" ibaresi çıkartılarak yerine gelmek üzere "sanığın" ibaresinin, (13) numaralı bendinde yer alan "sanıklardan eşit şekilde" ibaresi çıkartılarak yerine gelmek üzere "sanıktan" ibaresinin eklenmesi,
4.Hükmün (8) numaralı bendinde yer alan " 1-c bendindeki hak yoksunluğunun şartlı tahliye tarihine kadar" ibaresi çıkatılarak yerine gelmek üzere " 1-c bendindeki hak yoksunluklarının kendi altsoyu bakımından koşullu salıverilme tarihine kadar, kendi altsoyu dışında kalan kişiler bakımından ise hükmolunan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar" ibaresinin eklenmesi,
5.Hükmün gerekçe bölümünde yer alan "Sanıktan ele geçirilen kaçak sigaranın numune olarak alınan kısmının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaleti ile 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." bölümünün çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygunı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III. Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin, Suçta Kullanılan Nakil Aracının İadesi Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Suçta kullanılan nakil aracının ruhsat sahibinin mülkiyet iddiasında bulunmaması, amcası ... tarafından kullanıldığını söylemesi, bu kapsamda tanık olarak dinlenen ...'ün ise suçta kullanılan araçla ilgisinin olmadığını beyan etmesi, sanığın da aracı zilyetliğinde nasıl bulundurduğuna ilişkin net bir açıklamada bulunmaması birlikte değerlendirildiğinde, suça konu eşyanın miktarı gözetildiğinde suçta kullanılan nakil aracının 5237 sayılı Kanun'un 54/3. maddesi uyarınca müsaderesinin hakkaniyete de aykırı olmayacağının dosya kapsamından anlaşılması karşısında, 5607 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 54/1.maddesindeki koşulların oluştuğu cihetle, müsaderesi yerine yazılı şekilde müsaderesine yer olmadığına karar verilmesi, bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenlerle, katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, nakil aracının iadesine ilişkin kısmının 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 06.03.2025 tarihinde karar verildi.