Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/6200 E. 2026/4926 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/6200
- Karar No
- 2026/4926
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/374 E., 2022/423 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesi kapsamında, kovuşturma aşamasında suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını ödemesi halinde etkin pişmanlıktan yararlanacağı bildirilen sanığın ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir. Zincirleme suç hükümleri uygulanan sanık hakkında zincirleme suç yönünden en ağır gümrüklenmiş değere konu eylemdeki miktar esas alınıp, buna göre de 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesi uyarınca gümrüklenmiş değerin hafif değer olarak kabul edilerek indirim yapılması yerine, pek hafif değer olarak kabul edilmesi suretiyle sanığa verilen cezada 2/3 oranında indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak; Kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında güvenlik tedbiri olması nedeniyle kazanılmış hak teşkil etmeyen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerekirken hak yoksunluklarına hükmolunmaması hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir. Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının (17) numaralı bendi çıkartılarak yerine "24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E. , 2015/85 K. sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53/1-2-3. madde ve fıkralarının (53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi hariç) tatbikine, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlık yetkileri bakımından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.04.2026 tarihinde karar verildi.