Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/18054 E. 2026/4931 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/18054
- Karar No
- 2026/4931
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1064 E. 2021/954 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, ... kaçağı eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Soruşturma aşamasında sanığa usulüne uygun şekilde etkin pişmanlık ihtaratı yapıldığı gibi, kovuşturma aşamasında sanığa gönderilen tebligatta yer alan şerhle etkin pişmanlık ihtaratı yapılan ve 15.12.2020 tarihli duruşmada ödeme yapmak istediğini beyan eden sanığın hüküm tarihine kadar ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
1.Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. maddesi yerine, aynı Kanun'un 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
2.Kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerekirken, 5237 sayılı Kanun’un 53/4. maddesine aykırı olacak şekilde 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3.Suçta kullanılan nakil aracının müsadere şartlarının oluşmadığının anlaşılması karşısında nakil aracının iadesi yerine bu konuda herhangi bir karar verilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir. Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükmün takdiri indirime ilişkin bendinde yer alan "TCK'nin 62.maddesi" ibaresinin çıkartılması, yerine ''5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1. maddesi'' ibaresinin eklenmesi, hak yoksunluğuna ilişkin bendin hükümden çıkartılarak yerine "Hükmolunan uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ve Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53/1-(a),(b),(c),(d) maddelerinin tatbikine, 5237 sayılı Kanun'un 53/3. maddesi uyarınca mahkûm olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında anılan Kanun'un 53/1-(c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına 53/1-e bendindeki hak yoksunluğunun uygulanmasına yer olmadığına" ibaresinin eklenmesi, hükmün son bendi olarak "Suçta kullanılan nakil aracın müsadere koşulları oluşmadığı anlaşılmakla müsadere talebinin reddine ve aracın hak sahibine iadesine, trafik sicilinde yer alan tedbir şerhinin kaldırılmasına" ifadesinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.04.2026 tarihinde karar verildi.