Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/3966 E. 2023/8632 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3966
- Karar No
- 2023/8632
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/379 E., 2021/76 K. ŞİKÂYETÇİ : Gümrük İdaresi SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya ve nakil aracının müsaderesi Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla eylemin 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu (5015 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı, buna göre de Gümrük İdaresi'nin suçtan zarar gören sıfatı bulunmadığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, Malen sorumlunun temyiz isteği yönünden; 19.03.2013 tarihinde esas mahkemesinde dinlendiği, suçta kullanılan aracı sanığa satma amacıyla verdiğini, davacı ve şikâyetçi olmadığını, davaya katılmak istemediğini beyan ettiği, davaya katıldığı takdirde hükme karşı kanun yollarına başvurabileceği ihtar edilmesine rağmen usulüne uygun katılma talebinde bulunmadığı gibi mahkemece de katılmasına karar verilmediğinden bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, Sanığın temyiz isteği yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. GEREKÇE A. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 5015 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi'nin davaya katılma ve hükmü temyize hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır. B. Malen sorumlu ...'in Temyiz İstemi Yönünden Usulüne uygun davetiye ile duruşmadan haberdar olan, davaya katılması halinde hükme karşı yasa yollarına başvurabileceği ihtar edilmesine rağmen davaya katılmak istemediğini beyan eden malen sorumlunun hükmü temyize yetkisi bulunmadığı anlaşılmıştır. C. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden 1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5015 sayılı Kanun'un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresi öngörülmüştür. 2.5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği suçun işlendiği 12.10.2010 tarihinden itibaren temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin tamamlanmış bulunduğu anlaşılmıştır. II. KARAR A. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Malen sorumlu ...'in Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle, malen sorumlunun temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, C. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle Yüksekova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2021 tarihli ve 2020/379 Esas, 2021/76 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle oy birliğiyle DÜŞMESİNE, dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE, suçta kullanılan 30 YD 531 plakalı nakil aracının HAK SAHİBİNE İADESİNE, trafik tescil kaydı üzerindeki şerhin kaldırılmasına, yatırılan teminatın sanığa İADESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Tebliğname’ye uygun olarak, 18.10.2023 tarihinde karar verildi.