Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/19141 E. 2025/2521 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/19141
- Karar No
- 2025/2521
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1405 E., 2023/526 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık müdafi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. Maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İzmir 34. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.02.2022 tarihli ve 2020/93 Esas, 2022/121 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1.cümlesi, 62/1, 50/1-a ve 52. maddeleri uyarınca hapis cezasından çevrili 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. İstinaf İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ile sanık müdafiin istinaf başvuruları üzerine; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 22.02.2023 tarihli ve 2022/1405 Esas, 2023/526 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hükmün kaldırılarak sanık hakkında amiri tehdit suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 82/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 50/1-a ve 52. maddeleri uyarınca hapis cezasından çevrili 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanığı atılı suçun sırf askeri suç mahiyetinde olduğuna ve seçenek yaptırımlara çevrilme imkanının bulunmadığına ilişkindir. 2. Sanık Müdafiin Temyiz İstemi Sanık hakkında 1632 sayılı Kanun'un 82. maddesinin uygulanma imkânının bulunmadığına, 10.05.2017 tarihli olay tespit tutanağında adı geçen Şenol Dilmen'in ve sanığın dinlenmesini talep ettiği şahısların dinlenmeden karar verildiğine, üçüncü kişiden katılana aktarılan sözlerin tehdit suçuna delil olarak kabul edilemeyeceğine, katılan ile tanıkların beyanlarının çeliştiğine, somut bir delil bulunmadığına, sanığın kimseye hakaret etmediğine ve tehditte bulunmadığına, müvekkilinin sadece hukuk mücadelesi verdiğine, suçun unsurlarının oluşup oluşmadığının incelenmediğine, suçlamayı kabul etmemek kaydıyla o anki ruh hali ve kızgınlıkla sarfedilmiş sözler olabileceğine ve haksız tahrik hükümlerinin hiç incelenmediğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya kapsamına göre; 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan belgelerin yeterli olduğu anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık müdafiin temyiz sebeplerinin incelenmesinde, bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Sanığa atılı amiri tehdit suçunun 1632 sayılı Kanun'un Ek 11. maddesinde sayılan sırf askeri suçlardan olduğu göz önüne alındığında; aynı Kanun'un Ek 8. maddesinde yer alan; "Ek Madde 8 – (Ek: 31/3/2005-5329/1 md.; Değişik: 23/6/2016-6722/11 md.) Askeri mahkemeler ve adli yargı mahkemeleri tarafından verilen kısa süreli hapis cezaları; 16/6/1927 tarihli ve 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu hükümlerine göre askerlik hizmetini yerine getiren yükümlüler ile yükümlü erbaş ve erler hakkında Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen seçenek yaptırımlara, diğer askeri şahıslar hakkında ise aynı fıkranın (a), (b) ve (d) bentlerinde belirtilen seçenek yaptırımlara çevrilebilir. Ancak aşağıdaki hâllerde kısa süreli hapis cezaları seçenek yaptırımlara çevrilemez: A) Sırf askeri suçlardan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan netice cezanın dört ay veya daha fazla süreli hapis cezası olması. B) Fiilin, disiplini ağır şekilde ihlal etmesi veya birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmesi ya da birliğin muharebe hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratması ya da büyük bir zarar meydana getirmesi. C) Fiilin savaş veya seferberlikte işlenmesi. 1076 sayılı Kanun hükümlerine göre askerlik hizmetini yerine getiren yükümlüler ile yükümlü erbaş ve erler hakkında verilen kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımların yerine getirilmesi askerlik hizmetlerinin sonuna bırakılır. (Ek fıkra: 24/11/2016-6763/2 md.) Sırf askerî suçlar ile hapis cezasının üst sınırı üç ayı geçen askerî suçlar hakkında, önödeme hükümleri uygulanmaz." şeklindeki düzenleme karşısında sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekili ve sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2025 tarihinde karar verildi.