Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/17880 E. 2026/3234 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/17880
- Karar No
- 2026/3234
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1345 E., 2021/3096 K. SUÇTAN ZARAR GÖREN : Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu SUÇLAR : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na muhalefet suçlarından beraat, suça konu eşyanın müsaderesi şeklinde düzeltilerek istinaf isteminin esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî iade, kısmî bozma
Sanık hakkında 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na (5809 sayılı Kanun) muhalefet suçu yönünden kurulan beraat hükmü yönünden yapılan incelenmede; sanık hakkında kurulan hükmün temyizinin kabil olmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu yönünden kurulan beraat hükmü yönünden yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen beraat hükmünün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ A.İlk Derece Ödemiş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2021 tarihli ve 2018/258 Esas, 2021/569 Karar sayılı kararı
ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçu yönünden; 5607 sayılı Kanun'un 3/5, 3/22. maddeleri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1, 52/2, 51. maddeleri gereği erteli 3 ay 10 gün Hapis ve 20,00 TL Adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçu yönünde ise; 5809 sayılı Kanun'un 55/2 maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 63/9. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2 maddeleri gereğince 16.660,00 TL Adli para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
B.İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 30.12.2021 tarihli ve 2021/1345 Esas, 2021/3096 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusu üzerine dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerinin kaldırılarak sanığın 5607 sayılı Kanun'a muhalefet ve 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçları yönünden usulsüz arama nedeniyle beraatine, suça konu eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
II.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Suça konu eşyanın kaçak olması, 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi hükmü ışığında, kaçak ürünlerin topluma, insan sağlığına verdiği zarar bir arada değerlendirildiğinde beraat kararının hukuka aykırı olması nedeniyle bozulması talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Suçtan Zarar Gören Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Vekilinin 5809 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-e maddesinde yer verilen; “Adlî para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, suçtan zarar gören Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu vekilinin temyiz isteminin, reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
2. Katılan ... İdaresi Vekilinin 5607 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden 155 ihbar hattına gelen ihbarda, sanığın iş yerinde kaçak cep telefonu satışa sunduğunun bildirilmesi üzerine, Sulh Ceza Hâkimliğinden usulüne uygun olarak alınan adlî arama kararına istinaden sanığın iş yerinde yapılan aramada dosyada bulunan bilirkişi raporuna göre 13 adet ... kaçağı olduğu belirlenen cep telefonu ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın işyerinde yapılan arama işlemi esnasında mahalle muhtarının hazır bulunduğu anlaşılmış olup,
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.12.2024 tarihli ve 2023/10-549 Esas, 2024/385 Karar sayılı, 04.12.2024 tarihli ve 2023/10-548 Esas, 2024/384 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; Konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde tek işlem tanığı ile yetinilerek yapılan arama neticesinde elde edilen delillerin, maddi meselenin ispatı yönünden tek/belirleyici nitelikte olup olmadığı, genel olarak arama işleminin icra tarzı itibariyle kolluğun şüpheli bir uygulama içine girip girmediği, arama işlemine tek işlem tanığı dışında, sanık ya da aramada hazır bulunabilecek ( 5271 sayılı Kanun'un 120. maddesi ) kişiler veya üçüncü şahısların şahitlik edip etmedikleri, ele geçirilen delilin/suç konusunun bulunduğu yer ve ele geçiriliş şekli gibi kriterler ışığında delillerin hukuki sıhhatine dair itirazlar değerlendirilmelidir. Bu belirleme ve değerlendirmelerden sonra silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri doğrultusunda, delillerin güvenilirliğine ve gerçekliğine ilişkin savunma itirazlarının, tek işlem tanığı ve bunu destekleyen diğer güvence argümanları ile karşılandığı hâllerde yapılan aramanın, hükme esas alınamayacak bir hukuka aykırılıkla malul olmadığının kabulü gerekir.
Dosya kapsamında yapılan incelemede ise, usulüne göre alınmış bir arama kararının mevcut olduğu, arama işlemi esnasında en az bir adet işlem tanığının hazır bulunduğu, arama kararına ve bu kararın infazı sırasında yapılan işlemlere yönelik sanığın bir itirazın olmadığı, arama sonucunda ele geçen eşyaların kendi iş yerinden ele geçirildiğine ilişkin açık ikrarının mevcut olduğu, arama işlemine ve arama yapılırken bir takım haklarının ihlal edildiğine yönelik olarak sanıktan gelen herhangi bir yakınmanın bulunmadığı anlaşılmakla, usulüne göre alınmış arama kararına istinaden yapılan arama sonunda ele geçen delillerin yargılamada tek belirleyici delil olmadığı gözetilerek; sanığın üzerine atılı suçtan mahkûmiyeti gerekirken, yerinde görülmeyen gerekçelerle beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR A.Suçtan Zarar Gören Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Vekilinin 5809 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Değerlendirme ve Gerekçe bölümünde (1) numaralı bentte açıklanan nedenle suçtan zarar gören Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan ... İdaresi Vekilinin 5607 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Değerlendirme ve Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2026 tarihinde karar verildi.