Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/13755 E. 2025/4050 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/13755
Karar No
2025/4050
Karar Tarihi

K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/802 D.İş ŞİKÂYETÇİ : Deniz Faktöring A.Ş. SUÇ : 5941 sayılı Kanun'a muhalefet İstanbul 25. İcra Ceza Mahkemesinin 09.11.2021 tarihli ve 2021/519 E., 2021/594 K. sayılı kararıyla şikâyet dilekçesinin reddine karar verildiği, şikâyetçinin bu karara itirazı üzerine de İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.12.2021 tarihli ve 2021/802 D.İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 09.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2023 tarihli ve KYB - 2023/55756 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.06.2023 tarihli ve KYB - 2023/55756 sayılı kanun yararına bozma isteminin;“Dosya kapsamına göre, İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/12/2021 tarihli kararı ile itirazın reddine karar verilmiş ise de, Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 23/06/2021 tarihli ve 2020/3127 esas, 2021/7105 sayılı kararında ''...Yerel mahkemece yargılamaya devamla esas hakkında bir hüküm kurulması gerekirken, 2004 sayılı İİK, 5271 sayılı CMK'nin veya 6100 sayılı HMK'da hukuksal anlamda açıkça teknik bir tabir olarak düzenlenmeyen "şikayet dilekçesinin reddine" şeklinde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu görülmektedir. Nitekim bu karar CMK'nin 223. maddesinde sayılan bir hüküm olmamasına rağmen, bu karara karşı başvuru yolu da ne 5941 sayılı kanunda, ne de 2004 sayılı Kanun'da açıkça öngörülmemiştir. Ancak yerel mahkemece verilen kararın 2004 sayılı İİK'da belirtilen suçlarla ilgili olarak yargılamayı bitiren mahiyette bir karar olmaması nedeniyle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesince teknik anlamda yargılamayı bitirmeyen, Cumhuriyet savcısının iddianame hazırlaması halinde devam edeceğini öngören "durma" kararı benzeri bir karar olduğu değerlendirilmektedir. Keza istinaf incelemesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 11. Ceza Dairesince 27.02.2017 tarihinde verilen 2017/469 E. 2017/316 K. sayılı kararında; yerel mahkemece verilen kararın ancak bir "durma" benzeri karar olabileceği ve karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacağının tespiti isabetlidir. Ancak itiraz merciinin Ağır Ceza Mahkemesi olduğu tespiti hatalıdır. Çünkü gerek 5941 sayılı Kanun'un 5. maddesinde, gerekse 2004 sayılı İİK'nin 353/1. maddesinde açıkça "itiraz" olarak öngörülen başvuru usulü, İİK'nin 353/1. maddesinde yazılı usuldür. Bu nedenlerle; icra ceza mahkemesinin, Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame hazırlanması gerektiğinden bahisle verdiği "şikayet dilekçesinin reddine" kararına karşı kanun mercilerinin "...o yerde icra mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daire, son numaralı daire için birinci daire, o yerde icra mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde asliye ceza mahkemesi, icra mahkemesi hâkimi ile asliye ceza mahkemesi hâkiminin aynı hâkim olması hâlinde ise en yakın asliye ceza mahkemesi...'' şeklinde belirtildiği üzere, şikayet dilekçesinin reddine dair karara karşı başvurulabilecek kanun yolunun yukarıda bahsedilen açıklamalar gereğince ağır ceza mahkemeleri olmadığı cihetle, itirazın usulden reddi yerine, yazılı şekilde esastan incelenerek reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.12.2021 tarihli ve 2021/802 D.İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/13755, K. 2025/4050, T. 17.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-13755-e-2025-4050-k-7531ee82d1ec