Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/21329 E. 2025/6100 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/21329
Karar No
2025/6100
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/733 E., 2022/959 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Kamu davasının durması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "durmasına" karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 27.12.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 09.10.2023 tarihli ve 2023/.... sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.11.2023 tarihli ve KYB - 2023/.... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.11.2023 tarihli ve KYB - 2023/108484 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Her ne kadar Nizip 1.Asliye Ceza Mahkemesince; sanık hakkında Nizip Cumhuriyet Başsavcılığının 27.12.2021 tarihli ve 2021/3868 soruşturma, 2021/236 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve uyuşturucu madde kullanmak suçundan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, bu kararın sanığa 10.01.2022 tarihinde usulüne uygun tebliğinden sonra 04.02.2022 tarihinde çıkarılan çağrı kağıdına sanığın uymaması üzerine 21.03.2022 tarihli uyarı yazısının sanığa 28.03.2022 tarihinde tebliğ edildiği, 10.11.2021 tarihli 31655 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 44/3. maddesi hükmünün infaza ilişkin ve yürürlüğe girdiği anda yürütülen tüm denetimli serbestlik dosyaları açısından uygulanması gerektiği, inceleme konusu olayda sanığın üç kez ihlalinin tespit edilmesi gerektiği halde iki kez ihlalinden sonra denetimli serbestlik dosyasının kapatılarak Nizip Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş olduğundan bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/4-a maddesi uyarınca kovuşturma şartının gerçekleşmediği değerlendirilerek sanık hakkında açılan kamu davasının durmasına karar verilmiş ise de; 10.10.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 31655 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Tebligat" başlıklı 41. maddesinin konuyla ilgili 1, 2 ve 3. fıkralarının ; "(1) Denetimli serbestlik kararlarının kaydedilmesinden itibaren yükümlülere üç iş günü içerisinde yapılacak yazılı veya elektronik tebligatta, tebliğden itibaren on gün içerisinde müdürlüğe başvurulması gerektiği belirtilir. (2) Düzenlenen tebligatta, yükümlünün haklı, geçerli ve gerektiğinde belgelendirilebilen bir mazereti olmadan müdürlüğe gelmemesi veya hakkında belirlenen yükümlülüklerin gereğini yerine getirmemesi halinde, denetimli serbestlik kararının niteliğine göre ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebileceği, seçenek yaptırım veya tedbirin hapse çevrilebileceği ya da koşullu salıverilme kararının geri alınabileceği gibi gelmemenin hukuki sonuçları yükümlüye bildirilir. (3) Usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen yükümlü on gün içerisinde müdürlüğe müracaat etmezse uyarı ve tekrar tebligat yapılmaksızın komisyonun onayından sonra kayıt kapatılarak infaz dosyası Cumhuriyet başsavcılığına geri gönderilir." şeklinde, Anılan Yönetmeliğin "Yükümlülerin uyarılması" başlıklı 44. maddesinin konuyla ilgili 1, 2 ve 3. fıkralarının ise ; "(1) Yükümlülüğün yerine getirilmesi için uyulması gereken kurallar ile karara uygun olarak hazırlanan programa ve denetimli serbestlik personelinin bu kapsamdaki uyarı ve çağrılarına uyulmaması yükümlülüğün ihlali sayılır. Yükümlülüğün ihlal edilmesi durumunda vaka sorumlusunun teklifi üzerine yükümlü, komisyon tarafından veya Kanunda yazılı hâllerde komisyonun önerisi üzerine infaz hâkimi tarafından uyarılır. (2) Uyarı bir yazı ile yükümlüye tebliğ edilir. Gerektiğinde yükümlü, müdürlüğe davet edilerek yükümlülüklerine ilişkin hususlar ve ihlalin sonuçları vaka sorumlusu tarafından kendisine sözlü olarak da açıklanır. Yükümlünün gelmemesi durumunda daha önce yapılmış olan yazılı uyarı yeterli sayılır. (3) Denetimli serbestlik kararlarının infazında, yükümlülüğün bir yıl içerisinde mazereti olmaksızın ve kasıtlı olarak üç defa ihlal edilmesi yükümlülüğe uymamada ısrar etme sayılır. Yükümlünün ikinci kez uyarılmasının ardından bir yıl içerisinde üçüncü ihlalin tespit edilmesi halinde dosyanın kapatılması ile ilgili süreç başlatılır. Suça sürüklenen çocuklar ve denetimli serbestlik kararının infazına başlandığı tarihte çocuk olup infaz sürecinde on sekiz yaşını dolduranlar bakımından ise yükümlünün bir yıl içerisinde üçüncü kez uyarılmasının ardından bir yıl içinde dördüncü ihlalin tespit edilmesi halinde dosyanın kapatılması ile ilgili süreç başlatılır." şeklinde düzenlendiği, Bu düzenlenlemelere göre, yükümlünün denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat ederek tedavi ve denetimli serbestlik yükümlülüklerinin uygulanmasına başlandıktan sonra yükümlülük ihlalinde bulunması halinde anılan Yönetmeliğin 44/3. maddesine göre işlem yapılacağı, bu maddede yükümlülüğün bir yıl içinde üç defa ihlal edilmesinin ısrar sayılacağı ve ikinci uyarının ardından bir yıl içinde üçüncü ihlalin tespit edilmesi halinde dosyanın kapatılacağının düzenlendiği anlaşılmış olup, bunun yanında hakkında denetimli serbestlik kararına hükmedilen yükümlünün adı geçen Yönetmeliğin 41. maddesine istinaden müdürlüğe başvurması için çıkarılan çağrıya uymaması halinde anılan Yönetmeliğin 41/3. maddesine göre hükümlünün uyarı ve tekrar tebligat yapılmaksızın komisyonun onayından sonra kaydın kapatılmasına karar verileceği, düzenlenmiş ise de; Yargıtayın yerleşik içtihatları ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/4-a maddesinde yer alan, ''Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi halinde kamu davasının açılacağı'' şeklindeki düzenlemeye nazaran, hakkında anılan Yönetmeliğin 41/3. maddesi uygulanan yükümlülerden çağrı yazısı gönderildiği halde müracaatta bulunmayanlara da uyarı yazısı gönderilmesi gerekeceği, ancak anılan madde hükmünde ''hükümlünün uyarı ve tekrar tebligat yapılmaksızın komisyonun onayından sonra kaydın kapatılmasına karar verileceği'' düzenlenmesi karşısında bu yükümlülere bir kez uyarı yapılmasının yeterli olacağı gözetilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında, 12.06.2021 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı 27.12.2021 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, ayrıca “yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması” halinde erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılacağı hususunun ihtar edilmesine karar verildiği, verilen kararın 10.01.2022 tarihinde tebliğ edilerek 03.02.2022 tarihinde infaz edilmesi için Nizip Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, Nizip Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından 04.02.2022 tarihinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurması hususunda usulüne uygun olarak çağrı kağıdı çıkarıldığı, sanığın çağrı kağıdına uymaması üzerine 21.03.2022 tarihli uyarı yazısı ile sanığın uyarılmasına karar verildiği ve bu kararın usulüne uygun olarak 28.03.2022 tarihinde tebliğ edildiği, Bu haliyle, Denetimli Serbestlik Müdürlüklerince kayıt işlemi yapıldıktan sonra yükümlünün ilk müracaatı için on gün içerisinde müdürlüğe başvurulması, haklı, geçerli ve gerektiğinde belgelendirilebilen bir mazereti olmadan müdürlüğe gelmemesi halinde kaydın kapanacağına ilişkin gelmemenin hukuki sonuçlarını içeren uyarılı çağrı yazısının tebliğ edilmesi gerektiği, somut olayda, adı geçen şüpheliye usulüne uygun olarak çıkarılan ilk müracaatını içerir çağrı yazısından sonra 28.03.2022 tarihinde tebliğ edilen uyarı yazısı usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen, haklı ve geçerli bir mazereti olmaksızın 10 gün içerisinde müdürlüğe başvurmayarak şüphelinin kendisine yüklenen yükümlülüklere uymadığı, bu nedenle sanık hakkında anılan Yönetmeliğin 44.maddesinin değil, 41.maddesinin uygulama alanı bulacağı cihetle, yargılamaya devamla işin esasına ilişkin hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 12.06.2021 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Nizip Cumhuriyet Başsavcılığının 27.12.2021 tarihli ve 20121/3868 Soruşturma, 2021/236 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolu, merci ve itiraz süresinin usulüne uygun şekilde gösterildiği, kararın 10.01.2022 tarihinde şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek 26.01.2022 tarihinde kesinleştirildiği ve 03.02.2022 tarihinde Nizip Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Nizip Denetimli Serbestlik Müdürlüğün 04.02.2022 tarihli ve 2022/91 DS sayılı çağrı yazısının şüpheliye 14.02.2022 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, müdürlüğe başvurmaması üzerine, uyarılmasına karar verilerek 21.03.2022 tarihli uyarılı çağrı yazısının 28.03.2022 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, müdürlüğe başvurmaması nedeniyle İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 12.04.2022 tarihli kararı ile dosyanın kapatılmasına karar verilerek 07.07.2022 tarihinde Nizip Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, C. Yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Nizip Cumhuriyet Başsavcılığının 10.08.2022 tarihli ve 2021/3868 Soruşturma, 2022/1978 Esas, 2022/1710 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, D. Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 08.12.2022 tarihli ve 2022/733 Esas, 2022/959 Karar sayılı kararı ile, sanığın denetimli serbestlik müdürlüğünce bir kere uyarılmasının ardından dosyasının kapatıldığı; kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, Anlaşılmıştır. E. 10.11.2021 tarihinde 31655 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin "Yükümlülerin uyarılması" başlıklı 44. maddesi düzenlemesi, " (1) Yükümlülüğün yerine getirilmesi için uyulması gereken kurallar ile karara uygun olarak hazırlanan programa ve denetimli serbestlik personelinin bu kapsamdaki uyarı ve çağrılarına uyulmaması yükümlülüğün ihlali sayılır. Yükümlülüğün ihlal edilmesi durumunda vaka sorumlusunun teklifi üzerine yükümlü, komisyon tarafından veya Kanunda yazılı hâllerde komisyonun önerisi üzerine infaz hâkimi tarafından uyarılır. (2) Uyarı bir yazı ile yükümlüye tebliğ edilir. Gerektiğinde yükümlü, müdürlüğe davet edilerek yükümlülüklerine ilişkin hususlar ve ihlalin sonuçları vaka sorumlusu tarafından kendisine sözlü olarak da açıklanır. Yükümlünün gelmemesi durumunda daha önce yapılmış olan yazılı uyarı yeterli sayılır. (3) Denetimli serbestlik kararlarının infazında, yükümlülüğün bir yıl içerisinde mazereti olmaksızın ve kasıtlı olarak üç defa ihlal edilmesi yükümlülüğe uymamada ısrar etme sayılır. Yükümlünün ikinci kez uyarılmasının ardından bir yıl içerisinde üçüncü ihlalin tespit edilmesi halinde dosyanın kapatılması ile ilgili süreç başlatılır. Suça sürüklenen çocuklar ve denetimli serbestlik kararının infazına başlandığı tarihte çocuk olup infaz sürecinde on sekiz yaşını dolduranlar bakımından ise yükümlünün bir yıl içerisinde üçüncü kez uyarılmasının ardından bir yıl içinde dördüncü ihlalin tespit edilmesi halinde dosyanın kapatılması ile ilgili süreç başlatılır. (4) Uyarı için yapılan tebligatta, bir yıl içerisinde suça sürüklenen çocuklar ve denetimli serbestlik kararının infazına başlandığı tarihte çocuk olup infaz sürecinde on sekiz yaşını dolduranlar bakımından dördüncü kez, diğer yükümlüler bakımından üçüncü kez ihlal durumunun tespit edilmesi halinde tekrar bir uyarının yapılmayacağı, dosyanın kapatılması ile ilgili sürecin başlatılacağı ve dosyanın ilgili yargı merciine gönderileceği yükümlüye ihtar edilir." şeklinde olup, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre; 10.11.2021 tarihinden sonraki infaz dosyalarında, çağrı yazısı tebliği üzerine müdürlüğe başvurmayan yükümlüye uyarılı çağrı yazısı tebliğ edilmesine rağmen yine müdürlüğe başvurmaması halinde infaz dosyasının kapatılmasına karar verileceği, bu durumda ısrar şartının gerçekleşmiş sayılacağı, yükümlülüklerin bir yıl içerisinde üç defa ihlal edilmesi şartının ise yükümlünün çağrı yazısı tebliği üzerine müdürlüğe başvurması halinde aranacağı, somut olayda şüpheliye çağrı yazısının usulüne uygun şekilde 14.02.2022 tarihinde tebliğ edildiği, şüphelinin başvurmaması üzerine, uyarı yazısının 28.03.2022 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği ancak yapılan uyarıya rağmen 10 günlük süre içerisinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvuruda bulunmadığı, bunun üzerine denetimli serbestlik dosyasının kapatılmasına karar verildiği, buna göre ısrar şartının gerçekleştiği anlaşıldığından yargılamaya devamla esas hakkında karar verilmesi yerine durma kararı verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2022 tarihli ve 2022/733 Esas, 2022/959 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/21329, K. 2025/6100, T. 28.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-21329-e-2025-6100-k-4a8297530faa