Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/7216 E. 2025/4053 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/7216
Karar No
2025/4053
Karar Tarihi

K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/450 E., 2022/210 K. ŞİKÂYETÇİ : ...Dijital Baskı Kumaş Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. SUÇ : 5941 sayılı Kanun'a muhalefet Bursa 7. İcra Ceza Mahkemesinin 24.03.2022 tarihli ve 2021/450 E., 2022/210 K. sayılı kararıyla, sanığın, 5941 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, neticeten 80.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanmasına karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 03.02.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve KYB - 2023/26026 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.03.2023 tarihli ve KYB - 2023/26026 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1- Bursa 7. İcra Ceza Mahkemesince sanık hakkında neticeten çek bedeline karşılık olarak 80.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, dava konusu çek bedelinin 80.000,00 Türk lirası olduğu, bankanın sorumlu olduğu, ödemesi gereken 2.670,00 Türk lirası düşüldükten sonra karşılıksız kalan kısmın ise 77.330,00 Türk lirası olduğu gözetilmeden, fazla ceza tayin edilerek yazılı şekilde karar verilmesinde, 2- 5941 sayılı Kanun'un 6273 sayılı Kanun ile değişik 5/1. maddesi uyarınca, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilebileceği, dosya kapsamına göre de, sanığın çek hesabı sahibi...Moda Tasarım Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'ni temsile yetkili kişi olduğu nazara alındığında, sanık hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kanun yararına bozma ihbarnamesindeki 1 numaralı istem yönünden; 5941 sayılı Kanun'un 5/3. maddesindeki düzenleme "Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adli para cezası; çek bedelinin karşılıksız kalan miktarı, (…) az olamaz." şeklinde olup, bu düzenleme uyarınca sanığın üzerine atılı suç için öngörülen adli para cezasının alt sınırının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52/1. maddesindeki düzenleme uyarınca 5 gün, üst sınırının ise 1500 gün olduğu, yine suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi uyarınca bir gün karşılığının 20,00 TL ile 100,00 TL arasında takdir edilebileceği cihetle, Mahkemece temel cezanın alt ve üst sınırlar arasında 800 gün adli para cezası olarak belirlenip, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi uyarınca bir gün karşılığı 100,00 TL olarak takdir edilerek, netice olarak sanığın 80.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Kanun yararına bozma ihbarnamesindeki 2 numaralı istem yönünden; Dosya kapsamına göre suç tarihinin 30.09.2021 olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesindeki düzenleme ile çek hesabı açmaktan yasaklama tedbirinin uygulanacağı kişilerin "...Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi, bu tüzel kişi adına çek keşide edenler ve karşılıksız çekin bir sermaye şirketi adına düzenlenmesi durumunda ayrıca yönetim organı ile ticaret siciline tescil edilen şirket yetkilileri hakkında uygulanır." şeklinde belirlendiği, suç tarihi itibarıyla sanığın şirketi münferiden temsile yetkili kişi olduğunun anlaşılması karşısında, Mahkemece sanık hakkında çek hesabı açmaktan yasaklama kararı tedbirinin uygulanmasında isabetsizlik görülmemiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/7216, K. 2025/4053, T. 17.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-7216-e-2025-4053-k-93f1e473b2a7