Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/11833 E. 2026/3868 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/11833
- Karar No
- 2026/3868
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1763 E., 2022/1319 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) "Sanığın veya hükümlünün ölümü" kenar başlıklı 64/1. maddesi; "Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir." şeklinde düzenlenmiştir. Ulusal Yargı Ağı Projesi Bilişim Sistemi’nden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre, sanığın hükümden sonra 26.04.2025 tarihinde vefat ettiğinin ve bu durumun Şehzadeler İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından tescil edildiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenle sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği sanığın vefatı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla DÜŞMESİNE, ele geçen kaçak içkilerin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince MÜSADERESİNE, suçun işlenmesinde kullanılan damıtma sisteminin, kazanların ve hunilerin hak sahibine iadesine, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.04.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Sanık ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, sayın çoğunluğun kamu davasının ölüm nedeniyle düşürülmesine dair kararı yerinde değildir. Şöyle ki; Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.05.2011 tarih ve 2011/107-97, 21.02.2012 tarih ve 2012/365-49 E-K sayılı kararları ile bir çok kararında da belirtildiği üzere; “(1) Sanığın ölümü hâlinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tâbi eşya ve maddî menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir.
(2) Hükümlünün ölümü, hapis ve henüz infaz edilmemiş adlî para cezalarını ortadan kaldırır. Ancak, müsadereye ve yargılama giderlerine ilişkin olup ölümden önce kesinleşmiş bulunan hüküm, infaz olunur.” şeklinde düzenlenmiş olan 5237 sayılı TCY’nın 64 üncü maddesinde; sanığın ölümü halinde, kamu davasının düşürüleceği, sadece niteliği itibariyle müsadereye tabi eşya ve yararlar hakkında yargılamaya devam edileceği, hükümlünün ölümü halinde ise, cezanın ortadan kaldırılmasına karar verilmekle birlikte, müsadere ve yargılama giderlerine ilişkin hükmün infaz edileceği belirtilmek suretiyle, sanık ... hükümlünün ölümüne farklı sonuçlar yüklenmiştir. Bu itibarla; 5237 sayılı Yasanın 64 üncü maddesi ile sanık veya hükümlünün ölümüne farklı sonuçlar yüklenmesi, dosyada müsadereye konu eşya bulunması nedeniyle, ölümün yerel mahkemece araştırılarak 5237 sayılı TCY’nın 64... sayılı Yasanın 223 üncü maddeleri uyarınca gereken kararın mahkemesince verilmesi gerektiğinden bozulması yerine, Dairece yerel mahkemenin kararının ölüm nedeniyle düşmesine ve suça konu eşyanın müsaderesine dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 02.04.2026