Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/11414 E. 2025/4422 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/11414
Karar No
2025/4422
Karar Tarihi

K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/1158 D.İş KABAHATLİ : ... KABAHAT : 2918 sayılı Kanun'a muhalefet

Kabahatli hakkında, 2918 sayılı Kanuna muhalefet kabahatinden, 196,00 TL idarî para cezası uygulanmasına karar verildiği, kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, Bursa 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 14.03.2022 tarihli ve 2022/1158 D.İş sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 31.03.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB - 2023/42018 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.05.2023 tarihli ve KYB - 2023/42018 sayılı kanun yararına bozma isteminin;“Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 02/11/2020 tarihli ve 2019/18959 esas, 2020/10129 karar sayılı ilâmında ''...5326 sayılı Kanunun 22-31. maddelerini kapsayan Dördüncü Bölümünün ''Karar Verme Yetkisi ve Kanun Yolları'' başlığını taşıdığı, anılan Kanunun 27. maddesinin başlığının ''Başvuru yolu'', 29. maddesinin başlığının ise ''İtiraz yolu'' olarak düzenlendiği, yine ''Masrafların ve vekalet ücretinin ödenmesi '' başlıklı 31. maddesinin; ''(1) İdarî yaptırım kararına karşı başvuru yolu harca tâbi değildir. (1) (2) Kanun yoluna başvuru dolayısıyla oluşan bütün masraflar ve vekalet ücreti, başvurusu veya savunması reddedilen tarafça ödenir.'' hükümlerini amir olduğu, Karar tarihinde yürürlükte bulunan 2018 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/5. maddesinin '' (5) Ceza mahkemelerinde görülen tekzip, internet yayın içeriğinden çıkarma, idari para cezalarına itiraz gibi başvuruların kabulü veya ilk derece mahkemesinin kararına yapılan itiraz üzerine, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması halinde işin duruşmasız veya duruşmalı oluşuna göre ikinci kısım birinci bölüm 1. sıradaki iş için öngörüldüğü şekilde avukatlık ücretine hükmedilir. Ancak başvuruya konu idari para cezasının miktarı Tarifenin ikinci kısım birinci bölüm 1. sıradaki iş için öngörülen maktu ücretin altında ise idari para cezası kadar avukatlık ücretine hükmedilir.'' hükümlerini içerdiği, tüm bu hususlar uyarınca, hakkında uygulanan idari para cezasının iptali için 5326 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurusu reddedilen muteriz aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği,...'' şeklinde belirtildiği üzere, hakkında uygulanan idari para cezasının iptali için 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurusu reddedilen muteriz aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği, muterizin yapmış olduğu başvurunun reddedilmesi durumunda bu red kararına karşı anılan Kanunun 29. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna başvurulması ve bu itirazının da reddedilmesi gerektiği, aksi kabulün Kanunun kabul ve sistematiğine aykırı olacağı gibi hak arama özgürlüğünün de önüne geçeceği, somut olayda muteriz tarafından sadece idari para cezasının kaldırılması için başvuruda bulunulduğu ve idari para cezası miktar itibarı ile kesinlik sınırında bulunduğundan iptal talebinin reddi kararına karşı itiraz kanun yoluna da başvurulmadığından muteriz aleyhine 196,00 Türk lirası vekalet ücretine hükmedilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 309-310. maddelerinde düzenlenen “kanun yararına bozma” olağanüstü kanun yollarındandır.

Kanun yararına bozma yasa yolu; istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi sebebiyle dar kapsamlı olup her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir.

Kanun yararına bozma, ülke sathında uygulama birliğini sağlamak ve farklı uygulamalar sebebiyle oluşabilecek kayıpların önlenmesi açısından kabul edilmiş bir olağanüstü kanun yolu olup, ikinci bir temyiz yolu değildir.

26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin süreklilik arz eden kararlarında, eylemin subutuna yönelik delillerin değerlendirilmesi ve takdire yönelik konular ile şahsi hakka ilişkin konularda kanun yararına bozma olağanüstü kanun yoluna başvurulamayacağı kabul edilmiştir.

Bu itibarla şahsi hak niteliğindeki vekâlet ücretine yönelik kanun yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir.

III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Hakimliğine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/11414, K. 2025/4422, T. 24.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-11414-e-2025-4422-k-24ac3d120bea