Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/1026 E. 2023/6450 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/1026
Karar No
2023/6450
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/28 E., 2015/92 K. SUÇ : 4926 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Kaim değer müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bozma üzerine dava konusu eşya hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Sanık hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 13.01.2015 tarihli ve 2015/3690 Soruşturma numaralı iddianamesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması ve suça konu eşyanın müsaderesi istemiyle dava açılmıştır. 2.Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2015 tarihli ve 2015/28 Esas, 2015/92 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmiştir. 3.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin talebi üzerine duruşma açılmaksızın dosya üzerinden Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.07.2015 tarihli ek kararı ile; dosyada el konulan herhangi bir eşya bulunmadığı gerekçesiyle müsadere talebinin reddine karar verilmiştir. 4.Yukarıda bahsi geçen ek kararın, katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 11.10.2021 tarihli ve 2019/5738 Esas, 2021/12125 Karar sayılı ilâmıyla; "...Katılan Gümrük İdaresi vekilinin 07.07.2015 tarihli temyiz hakkından feragat dilekçesi ile 02.06.2015 tarihli asıl hükme yönelik temyiz talebinden vazgeçtiği anlaşılmakla, katılan vekilinin 15.07.2015 tarihli ek karara ilişkin temyizine göre yapılan incelemede; Mahkeme tarafından CMK'nun 256. ve 257. maddeleri gereğince duruşma açılıp, taraflara davanın bildirilmesinden sonra bir karar verilmesi gerekirken, duruşma açılmaksızın hüküm yeni esasa kaydedilmeden ek karar ile suça konu eşyanın müsadere isteminin reddine karar verilmesi,..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 5.Bozma sonrası duruşma açılarak Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2022 tarihli ve 2015/28 Esas 2015/92 Karar sayılı kararı ile dava konusu eşya hakkında 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi delaletiyle, "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince suça konu eşyanın gümrüklenmiş değeri olan 250.803,93 TL'nin sanıktan tahsili ile müsaderesine" karar verilmiştir. 6.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.01.2023 tarihli ve 2022/159717 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmadığına, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi karşısında müsadere kararı verilemeyeceğine, bilirkişi raporunu kabul etmediklerini ve kararın usul ve kanuna aykırı olması nedeniyle bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın yetkilisi olduğu ... İth. İhr. ve Dah. Tic. adına tescilli 05.08.2005/60695, 26.08.2005/67475, 23.12.2005/103832 tarih ve sayılı beyanname ve eklerinin Gümrük Kontrolörlüğü tarafından incelendiği, yapılan inceleme sonucunda ithal edilen eşyalara ait orijinal faturada mamüllerin " padlock" (Asma Kilit) olarak belirtilmesine rağmen, TSE'ye sunulan faturalarda "end dead lock" (ucu kapalı kilit) olarak sunulduğu tespit edilmesi üzerine sanık hakkında başlatılan soruşturma kapsamında sanığın kaçakçıklık ve sahtecilik suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2.Sanık savunmalarında; müşavirlik firmasına vekâlet verdiğini, işlemleri onların takip ettiğini, beyanname işlemlerinde neden oynama yapıldığı konusunda herhangi bir bilgisi olmadığını ve atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir. 3.Gümrük Kontrolörlüğü tarafından düzenlenen soruşturma raporu, Türk Standartları Enstitüsü tarafından düzenlenen cevabi yazı, davaya konu beyanname ve fatura suretleri, ... varakası dosya içerisinde mevcuttur. IV. GEREKÇE Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen suçun oluşabilmesi ve eşyanın kaçak kabul edilebilmesi için vergilerin kısmen veya tamamen ödenmeksizin ülkeye sokulması gerekir. Beyan edilen eşya ile gerçekte ülkeye sokulan eşyaların GTİP'lerinin farklı olup olmadığı ve farklı ise idare aleyhine vergi kaybı oluşup oluşmadığı hususunda alanında uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre kaim değer müsaderesi hususunda karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2022 tarihli ve 2015/28 Esas 2015/92 Karar sayılı ek kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/1026, K. 2023/6450, T. 22.06.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-1026-e-2023-6450-k-90878e08555b