Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/10220 E. 2025/6549 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/10220
- Karar No
- 2025/6549
- Karar Tarihi
SAYISI : 2022/686 E., 2022/2086 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi TEMYİZ EDENLER : Sanık ..., sanık ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58. maddesi uyarınca tekerrüre ilişkin hükümlerin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1.Sanık ... hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/5 ve 4/2. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan aynı Kanun'un 3/22. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi,
2.Hükmün ilk paragrafında "teşdiden alt sınırdan uzaklaşılarak" ibaresi bulunmasına karşın sanıklar hakkında temel ceza belirlenirken hapis ve adlî para cezasının alt sınırdan belirlenmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması,
3.Sanıkların eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/5. maddesi kapsamında bulunduğu, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin normal değerde olduğu da gözetildiğinde suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanun'lar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/5. maddesi kapsamında bulunması karşısında; sanıklar hakkında 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/5. maddesi ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanun'lar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/5. Maddesi somut olaya ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Kanun'un belirlenmesi yerine, suça konu kaçak eşyanın değeri hafif kabul edilmek suretiyle sanıklar hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunmayan ve lehe hükümler içermeyen 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/5 ve 3/22. maddeleri uyarınca hüküm tesisi,
4.Gümrüklenmiş değerin suç tarihi itibarıyla "normal" olarak değerlendirilmesi gerekirken "hafif" olarak değerlendirilmesi suretiyle sanıklar hakkında eksik cezaya hükmolunması,
5.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı ve 16.05.2017 tarih ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanık ...'ın eylemlerinin bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 31.05.2014, iddianame düzenleme tarihinin 19.06.2014 olduğu,
Sanığa ilişkin Dairemizin 2023/830 Esas sırasında kayıtlı olup aynı gün incelenen Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/1077 Esas, 2022/1537 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 17.05.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 03.06.2014 olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyanın celp edilerek incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
6.Dava konusu kaçak eşya hakkında 17.09.2014 tarihinde tasfiye kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, eşya tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irat kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereği müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenlerle, sanıklar ... ile ...'in temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince sanıkların cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 07.05.2025 tarihinde karar verildi.