Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/5605 E. 2023/10805 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/5605
Karar No
2023/10805
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/56 E., 2020/267 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Özalp 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.10.2020 tarihli ve 2020/56 Esas, 2020/267 Karar sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5607 Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesi gereği davanın düşmesine, sanık ... hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve ikinci cümlesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği, sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan düşme hükümlerinin, re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 5237 sayılı Kanun'un "Sanığın veya hükümlünün ölümü" kenar başlıklı 64 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; "Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir..." şeklindeki düzenleme ve suça sürüklenen çocuğun hükümden önce vefat etmiş olması karşısında davanın düşmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 1.Sanığın eyleminin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi kapsamında kaldığı, sanığın bahse konu eyleminin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrasında düzenlendiği cihetle; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9 uncu maddeleri hükmü karşısında; sanığın 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi kapsamındaki eyleminin, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrasında düzenlenen cezanın miktarına göre, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu anlaşılmıştır. 2.5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği suçun işlendiği 24.05.2010 tarihinden itibaren 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin temyiz inceleme tarihinde dolduğu anlaşılmıştır. V. KARAR A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Özalp 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 23.10.2020 tarihli ve 2020/56 Esas, 2020/267 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Özalp 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 23.10.2020 tarihli ve 2020/56 Esas, 2020/267 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE, nakil aracı atların tasfiye edilmiş olması halinde satış bedelinin, tasfiye edilmemiş ise teminat bedelinin sahibine iadesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/5605, K. 2023/10805, T. 07.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-5605-e-2023-10805-k-48149c4a8374