Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/17571 E. 2024/11212 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/17571
Karar No
2024/11212
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2021/5 E., 2021/190 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan vekilinin temyiz istemi; pek hafif indirimi ile erteleme kararının hukuka aykırı olduğuna, somut gerekçe olmadan yapılan indirimin hukuka aykırı olduğuna, "pek hafif" olgusunun nasıl belirlendiğinin gerekçelendirilmediğine, dosyada takdiri indirim nedenlerinin de oluşmadığına, hükmün gerekçesiz olduğuna ve re'sen gözetilecek diğer nedenlerle kararın bozulması talebine ilişkindir.

2. Suça sürüklenen çocuğun temyiz istemi, kararın usul ve kanuna aykırı olması sebebiyle bozulması talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE Suç tarihinde önleme araması kararına istinaden durdurulan yolcu otobüsünde yapılan aramada 36 karton kaçak sigara ele geçtiği anlaşılmıştır.

Suça sürüklenen çocuk aşamalarda atılı suçu ikrar etmiştir.

Ele geçen kaçak sigaralara yönelik alınan KEMT varakasına göre belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.

Ele geçen kaçak sigaranın miktarı, ele geçme şekli ve tüm dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediği anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Ancak; 1.Suç tarihinde 18 yaşından küçük olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması sırasında hüküm duruşmasının “çocuk mahkemesi sıfatıyla” görülmesine karşılık, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun (5395 sayılı Kanun) 25/1. maddesinde yer alan “Çocuk mahkemelerinde yapılan duruşmalarda Cumhuriyet savcısı bulunmaz” şeklindeki düzenlemeye ve 5395 sayılı Kanun'un geçici 1/3. maddesinde ''Çocuk mahkemeleri ile çocuk ağır ceza mahkemeleri bulunmayan yerlerde, bu mahkemeler kurulup göreve başlayıncaya kadar çocuklar tarafından işlenen suçlara ait soruşturmalar ve kovuşturmalar Cumhuriyet başsavcılığı ve görevli mahkemelerce bu Kanun hükümlerine göre yapılır'' şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak Cumhuriyet savcısının katılımı ile duruşma yapılması,

2.Suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/18. fıkrasının yollaması ile 3/5. maddesi gereğince temel cezanın belirlenmesinden sonra, sırasıyla 5607 sayılı Kanun'un 3/10., 3/10-son ve 3/23. maddeleri, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 31/3. maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi uygulanarak cezanın belirlenmesi yerine, kanun maddelerinin uygulanma sırası karıştırılmak suretiyle hüküm tesisi,

3.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi son cümlesinin "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" hükmünü içermesi karşısında, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan suça sürüklenen çocuğa, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının

"1/2" olacağının bildirilmesi gerekirken "1/3" oranında indirim yapılacağı bildirilmek suretiyle suça sürüklenen çocuğun yanıltılması,

4.5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesinde yer verilen "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir" şeklindeki düzenleme gereği fiili işlediği tarihte 18 yaşından küçük olan ve adlî sicil kaydı bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

5. 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310. maddesine göre temyiz süresinin 1 hafta olduğu gözetilmeksizin, hüküm fıkrasında "15 gün" olarak belirtilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin ve suça sürüklenen çocuğun temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 09.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/17571, K. 2024/11212, T. 09.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-17571-e-2024-11212-k-6791afa7e550