Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/217 E. 2024/18839 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/217
Karar No
2024/18839
Karar Tarihi

B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/927 E., 2022/505 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1.Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141, CMK'nın 34/1., 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay'ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden gerekçesiz hüküm kurulması, 2. Mahkemece, Dairemizin 18.01.2021 tarihli, 2020/4351 Esas, 2021/39 Karar sayılı bozma ilâmına uyulduğu hâlde, bozma ilâmının gereğinin kısmen yerine getirilmediği anlaşılmakla, önceki bozma ilâmında, “lehe olan yasa maddelerinin uygulanmasına ilişkin isteminin, sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesinin uygulanmasını da kapsadığı hâlde, bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,” sebebiyle hakkındaki hükümler bozulduğu hâlde bozmanın gerekleri yerine getirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, 3. Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan hüküm kurulurken, hüküm fıkrasında suçun iş yeri dokunulmazlığının ihlâli olarak belirtilmesine rağmen, uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK'nın 116/2 . maddesi yerine, aynı Kanun'un 116/1. maddesi olarak yanlış yazılması, 4. Sanığın adlî sicil kaydında görülen ilâmın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olması ve bu kararın kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü niteliğinde olmaması, 5271 sayılı CMK’nın 231/8. maddesine 28/06/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesiyle “denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” cümlesi eklenmiş ise de, daha önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşme tarihi itibarıyla engel oluşturmaması ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçunun zarar doğurmaya elverişli olmayan ve zarar koşulunun aranmadığı suçlardan olması karşısında; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının a ve c bentlerinde gösterilen nesnel (objektif) koşulların gerçekleştiği hâlde sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen, “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” öznel (sübjektif) koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “Sanık hakkında daha önceden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinden” biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, 5. 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, "cezası ertelenen hükümlü hakkında, 1 yıldan az 3 yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir, bu sürenin alt sınırı mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz. Cezayı ertelemenin yasal sonucu olmasından dolayı zorunlu olarak hükmedilmesi gereken “denetim süresine” ilişkin hatalar “aleyhe değiştirme yasağına” konu oluşturmaz. Somut olayda, mala zarar verme suçundan sonuç olarak verilen 4 ay hapis cezasına ilişkin cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresinin 4 ay olarak belirlenmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/217, K. 2024/18839, T. 05.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-217-e-2024-18839-k-996b89b57e8c