Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/4937 E. 2024/12008 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/4937
- Karar No
- 2024/12008
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/485 E., 2022/193 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçların sanıklar ve suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1.Sanık ...'a atılı zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturan dava dosyalarındaki gümrüklenmiş değerlerden en fazla değere sahip olan, sanık ve suça sürüklenen çocuğa atılı 04.07.2013
tarihli eyleme ilişkin 45.598,03 TL gümrüklenmiş değer dikkate alındığında, sanık ve suça sürüklenen çocuk bakımından suç tarihi itibarıyla gümrüklenmiş değerin normal olduğu, sanık ...'a atılı 19.09.2013 tarihli eyleme ilişkin 6.398,55 TL gümrüklenmiş değer dikkate alındığında, sanık ... bakımından suç tarihi itibarıyla gümrüklenmiş değerin pek hafif olduğu nazara alınarak; suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi, sanık ... bakımından ayrıca 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesi, suça sürüklenen çocuk bakımından ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 31/3. maddesi ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/10-son, 5237 sayılı Kanun'un 43/1., 5607 sayılı Kanun'un 3/23, 5237 sayılı Kanun'un 31/3 ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdirî gerekirken sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesinin uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması,
2.5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesinin uygulanması bakımından, sanık ... hakkında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturan dava dosyalarındaki gümrüklenmiş değerlerden en fazla değere sahip olan 04.07.2013 tarihli eylem ile suça sürüklenen çocuk hakkında aynı eyleme ilişkin 45.598,03 TL gümrüklenmiş değerin bulunması karşısında suç tarihi itibarıyla gümrüklenmiş değerin normal olduğu ve sanık ... ve suça sürüklenen çocuğun cezasında indirim yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde cezada indirim yapılarak eksik ceza tayini,
3.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar yönünden engel hali bulunmayan, savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine muvafakat ettiğini beyan eden ve suçtan doğan 5.388,55 TL zararı da gidermiş olan sanık ...'un, 5271 sayılı Kanun'un 231/6-(b) maddesi gereği, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurulup yeniden suç işleyip işlemeyeceği değerlendirilerek anılan müessese ile ilgili karar verilmesi gerekirken zararın giderilmediğinden ibaret gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kabule göre de; 1.Suç tarihi itibarıyla 18 yaşından küçük olan ve dosyada mevcut adlî sicil kaydına göre de suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin mahkûmiyeti bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan 10 ay hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” hükmü uyarınca anılan maddenin 1. fıkrasında belirtilen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2.Sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/3. maddesi uyarınca, mahkûm olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında anılan Kanun'un 53/1-(c) maddesinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.
3.5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35/1. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu alınmadan veya aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi karar yerinde gösterilmeden suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet hükmü tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanıklar ve suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanık ... ve suça sürüklenen çocuğun aleyhine temyiz bulunmadığından 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca cezalarda kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 17.12.2024 tarihinde karar verildi.