Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/17197 E. 2026/5381 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/17197
- Karar No
- 2026/5381
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1089 E., 2021/1196 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, ... kaçağı eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayların oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1. Ana dosyaya konu 235 paket kaçak sigaraya ilişkin dosyada mevcut 17.12.2014 tarihli kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında gümrüklenmiş değerin 1.687,87 TL, vergiler toplamının 1.358,81 TL olduğu, 14.10.2014 tarihli KEMT varakasında ise gümrüklenmiş değerin 1.786,53 TL,vergiler toplamının 1.434,03 TL olduğu anlaşılmakla, Mahkemece sanığın lehine olan 17.12.2014 tarihli KEMT varakasındaki miktarlar üzerinden etkin pişmanlık ihtarı ve kamu zararı bildirimi yapılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde 14.10.2014 tarihli KEMT varakasındaki miktarlar üzerinden ihtar yapılması, yine birleşen dosyaya konu 657 paket kaçak sigaraya ilişkin dosya arasında bulunan ... İdaresi tarafından hesaplanan KEMT varakasında suça konu eşyanın toplam CIF değerinin 985,50 TL, bilirkişi raporunda ise toplam CIF değerinin 952,26 TL olarak belirtildiği anlaşılmakla suça konu eşya yönünden hesaplanan CIF değerlerine yönelik aradaki çelişki giderilerek sanığın 16.12.2020 tarihinde ödediği 1.434,03 TL tutarın mahsup edilmesi sonucu kalan miktarın hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı da gözetilerek, 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca cezasında yarı oranında indirim yapılacağının ihtar edilmesi gerekirken usulüne uygun ihtar yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel hali bulunmayan ve hakkında suç işlemeyeceği hususunda kanaat oluştuğundan cezası ertelenen sanığa, ana dosyaya konu 235 paket kaçak sigaraya ilişkin dosyada mevcut 17.12.2014 tarihli KEMT varakasındaki vergiler toplamı olan 1.358,81 TL ile birleşen dosyaya konu 657 paket kaçak sigaraya ilişkin dosya arasında bulunan ... İdaresi tarafından hesaplanan KEMT varakasında suça konu eşyanın toplam CIF değerinin 985,50 TL, bilirkişi raporunda ise toplam CIF değerinin 952,26 TL olarak belirtildiği anlaşılmakla suça konu eşya yönünden hesaplanan CIF değerlerine yönelik aradaki çelişki giderilerek sonucuna göre belirlenecek vergiler toplamından sanığın 16.12.2020 tarihinde ödediği 1.434,03 TL tutarın mahsup edilerek kalan miktarın "eşyanın ithalinde öngörülen ... vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplam tutarı" olan miktarın kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/9. fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, kamu zararının giderilmediği gerekçesi ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3. Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43/1. maddesi gereğince artırım yapılması ve belirlenen ceza üzerinden 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesinde düzenlenen değer azlığı indiriminin uygulanması gerekirken, uygulama sırasında yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
4. Sanık hakkında hem adlî para cezası, hem de hapis cezası verildiği ve adlî para cezaları için 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre erteleme hükümleri uygulanamayacağı halde, erteleme hükümlerinin uygulanmasına karar verilirken hiçbir ayrım yapmaksızın sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmesi,
5. Hükmolunan kısa süreli hapis cezası 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 51/7. maddesi gereğince sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi ve 51/8. maddesi gereğince denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağı ihtarının yapılmaması,
6. 5237 sayılı Kanun'un 53/3. maddesi uyarınca, mahkûm olduğu kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında anılan maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/1-b bendinde yer alan hak yoksunluğuna hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan vekili ile sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 04.05.2026 tarihinde karar verildi.