Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/16327 E. 2026/5978 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/16327
- Karar No
- 2026/5978
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1611 E., 2021/562 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise, suça konu kaçak sigaraların gümrüklenmiş değerinin normal değerde olduğu da gözetilerek, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un ise 3/18-son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5 ve 3/10. maddeleri kapsamında bulunduğu cihetle, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son cümlesi yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/ 23... /2. maddelerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde lehe olan kanunun belirlenmesi gerekirken, hükmün gerekçe kısmında suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun'un lehe olduğu belirtilmesine karşın, kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm kısmında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5. maddesi uyarınca sanığın cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturulması,
Kabule göre de; 1.Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son cümlesi yollamasıyla 3/5. maddesi gereği belirlenen 1 yıl temel hapis cezasının, aynı Kanun'un 3/10 maddesi gereğince 3 yıla çıkartıldığı belirtilmeden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın neticeten mahkemece "2 yıl 6 ay hapis cezasıyla" cezalandırılmasına karar verilmesi,
2.Hükümde gün adli para cezasının paraya çevrilmesi sırasında sanık hakkında tayin edilen gün adli para cezasının ''4 gün'' yerine "2 gün'' olarak yazılması ve 2 gün adli para cezasının bir günü 20,00 TL'den hesaplanması sırasında "40,00 TL" yerine "80,00 TL" adli para cezasına hükmolunması,
3.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3'üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, Mahkemece suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının 1/2 olacağının bildirilmesi gerekirken, tebligat yoluyla yapılan ihtaratta 1/3 oranında indirim yapılacağının belirtilmesi suretiyle sanığın yanıltıldığı gözetilerek, sanık hakkında ödeme yapmadığından bahisle etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması,
4.Suça konu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde 5607 sayılı Kanun'un 13. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi,
5.Bozma ilamının sanık lehine olduğu gözetilmeksizin, bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA 18.05.2026 tarihinde karar verildi.