Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/14458 E. 2026/3467 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/14458
- Karar No
- 2026/3467
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/395 E. , 2022/307 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yerel Mahkemece 15.01.2015 tarihli hükümde nakil aracının müsaderesine yer olmadığına dair karar verildiği, nakil aracının iadesine ilişkin söz konusu kararın Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 24.11.2020 tarihli ve 2019/26527 Esas, 2020/16706 Karar sayılı ilâmıyla onanmak suretiyle kesinleştiği anlaşıldığından katılan vekilinin bu hususa yönelik temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3'üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, Mahkemece suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının 1/2 olacağının bildirilmesi gerekirken, 1/3 oranında indirim yapılacağının belirtilmesi suretiyle sanığın yanıltılması,
2.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar bakımından suç tarihi itibarıyla engel hali bulunmadığı anlaşılan sanığın kamu zararını 21.09.2021 tarihli makbuzla ödeyerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep ettiği ve karar yerinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/6-b maddesinde düzenlenen sübjektif şarta ilişkin bir değerlendirme de yapılmadığı nazara alınarak; “...zararın giderilmemesi...” şeklindeki yasal olmayan ve yetersiz gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3.Ele geçen tüm kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık müdafi ile katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 26.03.2026 tarihinde karar verildi.