Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/1025 E. 2025/12405 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/1025
- Karar No
- 2025/12405
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/730 E. 2021/196 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1.Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu (5607 sayılı Kanun) ile sonradan yürürlüğe giren ve hüküm tarihinde yürürlükte olan 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle denetime imkan verecek şekilde lehe olan kanunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir." hükmünü içerdiği,15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesinin "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" hükmünü içermesi karşısında, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının "1/2" olacağının bildirilmesi gerekirken, etkin pişmanlık ihtarı ekli tebligatta "1/3" oranında indirim yapılacağı bildirilmek suretiyle sanığın yanıltılması,
3.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun ) 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup dosya kapsamına göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında fiili, eylem ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde alt sınırdan uzaklaşarak teşdit uygulanmasını gerektirmediği halde hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde sanık hakkında asgari hadden ayrılarak fazla ceza tayini,
4.Hükme esas alınan 5607 sayılı Kanun'un 3/5. maddesinde hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırının 1 yıl ve adli para cezasının alt sınırının 5 gün olduğu, somut olayda hükmün (1) nolu bendinde "taktiren asgari hadden ceza tayini" denildiği halde 1 yıl 6 ay hapis ve 600 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek teşdit uygulanmak suretiyle hükümde çelişkiye sebep olunması,
5.Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun 62/1. maddesi yerine, 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
6.Sanığın ekonomik durumu ile hakkında hükmedilen adlî para cezasının miktarı nazara alındığında, adli para cezasının taksitlendirilmesi gerektiği halde, taksitlendirilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesine aykırı davranılması,
7.Sanık hakkında hem adlî para cezası, hem de hapis cezası verildiği ve adlî para cezaları için 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre erteleme hükümleri uygulanamayacağı halde, erteleme hükümlerinin uygulanmasına karar verilirken hiçbir ayrım yapmaksızın sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 13.10.2025 tarihinde karar verildi.