Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/8680 E. 2024/10910 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/8680
- Karar No
- 2024/10910
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/97 E., 2015/65 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; idare lehine eksik vekâlet ücretine hükmedildiğine, nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine ve re'sen tespit edilecek hususlara ilişkindir. 2.Sanığın temyiz istemi; eksik inceleme ve araştırma neticesinde hüküm tesis edildiğine, kararın bozulması gerektiğine ve re'sen tespit edilecek hususlara ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağına göre, 05.05.2014 tarihinde, Eruh - Siirt kara yolu üzerinde, sanığın sevk ve idaresindeki 23 ER 860 plaka sayılı kamyonetin durdurulduğu, Eruh Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/35 Değişik İş sayılı arama kararına istinaden araçta yapılan aramada 2300 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. Sanık aşamalardaki savunmalarında; nakil aracını arkadaşının bir günlüğüne emaneten verdiğini, bahse konu sigaraları satmak için aldığını, maddi durumunun kötü olduğunu, bildirilen kamu zararını ödeme gücü olmadığını beyan etmiştir. Malen sorumlu ... beyanında; aracın kendisine ait olduğunu, sanığın ailesini köye götüreceğim diye istediğini, emaneten aracı verdiğini, kaçak sigara olayından haberi olsaydı kesinlikle aracı vermeyeceğini, mağdur olduğunu, aracını satmak istediğini devir işlemi yapamadığını beyan etmiştir. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "fahiş değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. A. Suçta Kullanılan Nakil Vasıtasının Müsaderesine Yer Olmadığına Dair Karar Yönünden Sanık savunması, malen sorumlunun beyanları ve tüm dosya kapsamından, nakil aracının suç işlenmesinde kullanılacağından malen sorumlunun olaydan önce haberdar olduğuna dair delil bulunmaması karşısında iyiniyetli üçüncü kişiye ait aracın hak sahibine iadesi ve şerhin kaldırılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. B. Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanığın suça konu kaçak sigaraları ticari amaçla bulundurduğunun kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı ve 16.05.2017 tarih ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerinin bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 05.05.2014, iddianame düzenleme tarihinin 18.11.2014 olduğu, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) yapılan incelemede; sanığa ilişkin kesinleşen Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/262 Esas, 2023/770 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 18.06.2014, iddianame tanzim tarihinin 14.07.2014 olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından anılan dosyanın celp edilerek incelenmesi ve kesinleşmiş cezanın mahsup edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, 2.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delâletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu, 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada; soruşturma aşamasında ihtarat yapılmamış ise 1/2, ihtarat yapılmış ise 1/3 oranında indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla beşinci ve onuncu fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu, 3.5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi uyarınca, alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksire dayanan kusurunun ağırlığı unsurları dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre benzer olaylarla karşılaştırıldığında fiilin kabul edilmesi gereken önemi sebebiyle hapis cezaları yönüyle alt sınırdan ayrılmak, adlî para cezaları yönünden de bir miktar daha teşdit yapılmak suretiyle ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi, 4.5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilirken hangi ilâmın tekerrüre esas alındığının açıkça belirtilmemesi, 5.Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan ... İdaresi lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekâlet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi, 6.Karar başlığında suç tarihinin "05.05.2014" yerine "01.05.2014" olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Suçta Kullanılan Nakil Vasıtasının Müsadere Edilmesine Yer Olmadığı Kararı Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 04.12.2024 tarihinde karar verildi.