Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2025/1057 E. 2025/6706 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1057
- Karar No
- 2025/6706
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/1769 E., 2023/27 K. SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanık hakkında yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkeme kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11081 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; Dosya aslının istinaf incelemesi neticesinde, diğer suç yönünden Mahkemenin 2024/267 esas sayılı dosyası ile derdest olduğu anlaşılmakla onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede, Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 10/05/2022 tarihli ve 2020/27277 esas, 2022/8825 karar sayılı ilâmında yer alan "...sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinin uygulanması koşullarının tartışılması kesinleşen mahkumiyet kararı bulunması halinde ise sanık hakkında belirlenecek cezadan söz konusu kesinleşen karardaki ceza miktarının mahsup edilmesi gerekmekte ise de; 14/06/2015 tarihinde işlenen eylemle ilgili verilip kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı henüz hukuken varlık kazanmadığından, söz konusu davanın incelemeye konu dava ile bu aşamada birleştirilmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin cezanın hükmolunacak cezadan indirilmesine imkân bulunmadığının anlaşılması karşısında..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, sanığın aynı mağdura karşı işlediği hakaret suçundan yapılan yargılamada Samsun 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/04/2022 tarihli ve 2019/1306 esas, 2022/440 sayılı kararıyla 56 gün karşılığı tayin olunan 1.120,00 Türk lirası adli para cezasına ilişkin hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince açıklanmasının geri bırakıldığı, anılan kararın itiraz edilmeksizin 15/06/2022 tarihinde kesinleştiği, anılan dosyada suç tarihinin 01/06/2019, iddianame düzenlenme tarihinin 03/12/2019 olduğu, inceleme konusu dosyada ise suç tarihinin 17/11/2019, iddianame düzenlenme tarihinin 18/06/2020 olduğu tespit edilerek, eylemlerin zincirleme suç kapsamında kaldığı gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca artırım yapılarak daha sonra mahsup işlemi yapılmış ise de, diğer davaya konu olan fiil nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması sebebiyle, mevcut durumda böyle bir uygulama yapılabilme olasılığının bulunmadığı, ancak açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması halinde kurulacak hükümde 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca ek ceza verilmesinin dikkate alınması için hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen mahkemeye durumun bildirilmesi gerektiği gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanması ve daha sonra mahsup işlemi yapılmasında isabet görülmemiştir. Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125/1, 43/1. maddeleri uyarınca belirlenen "112 gün adli para" cezasından, aynı Kanun'un 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim uygulandığında "93 gün adli para" cezasına hükmolunması gerekirken "95 gün adli para" cezasına hükmedildiği, böylece sanık hakkında sonuç cezanın 740,00 TL olarak belirlenmesi gerekirken 780,00 TL olarak fazla belirlenmesi hukuka aykırıdır. 2. İnceleme konusu hüküm hakkında belirlenen husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.