Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/1105 E. 2024/12107 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/1105
Karar No
2024/12107
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1010 E., 2023/984 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma üzerine verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesi tarafından sanık hakkında aynı nevi kaçakçılık suçundan açılan Ankara 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/1196 Esas sayılı asıl dava dosyası ile aynı Mahkemenin 2016/90 Esas sayılı dava dosyası birleştirilerek, yapılan yargılama sonucunda, 18.11.2016 tarih ve 2015/1196 Esas, 2016/744 Karar sayılı kararla; sanığın birleşen 2016/90 Esas sayılı dosyada evinde yapılan aramada ele geçen 290 paket gümrük kaçağı ve bandrolsüz sigarayı ticari amaçla bulundurduğuna dair mahkumiyetine yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediğinden 19.02.2014 tarihli eylemi nedeniyle beraatine, ana dosyada 12.06.2014 tarihli eylemi nedeniyle savunmasına itibar edilmediği ve suçun sübuta erdiği sabit görülerek sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince kurulan 18.01.2016 tarihli hükme yönelik katılan ... İdaresi vekili ile sanık müdafiin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan ilk yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 19.02.2014 tarihli eylem nedeniyle sanığın savunmasına itibar edilmemiş, eşyanın ticari miktarda olması nedeniyle suçun sübuta erdiği sabit görülerek sanığın mahkûmiyetine karar verilerek her iki eylem için de 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesindeki zincirleme suç hükümleri tatbik edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kurulan hükme yönelik katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık müdafiin temyiz istemleri üzerine; Dairemizin 08.11.2021 tarihli ve 2021/11502 Esas, 2021/14482 Karar sayılı ilâmı ile sanık müdafiin temyiz isteminin reddine, katılan ... İdaresinin temyizi ile kararın hükümden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen ve sanık lehine hükümler içeren düzenlemenin değerlendirilmesi ve sanığın tekerrüre esas alınan sabıkasının 5607 sayılı Kanun'a ilişkin olması nedeniyle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının araştırılması nedenleriyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bozma ilâmı sonrası Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılarak yapılan yargılamada bozma ilâmının yerine getirildiği, sanığın mahkûmiyetine karar verilerek lehe düzenlemenin ve zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı anlaşılmıştır. II. TEMYİZ A.Temyiz Sebebleri 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında eksik cezaya hükmedildiğine, müsaderenin hatalı olduğuna, eksik vekâlet ücreti tesis edildiğine ilişkindir. 2.Sanık müdafiin temyiz sebepleri; sanığın kargo kolilerinde kaçak sigara olduğunu bilmediğine, dava konusu edilen kaçak sigara miktarını kabul etmediklerine, sanığın ticari amacının bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediğine ve resen görülecek nedenlerle hukuka aykırı olan hükmün bozulması talebine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Olayların oluş şekli, sanığın aşamalardaki savunması, bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamı karşısında, Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmüş, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 2 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki ''Buna karşılık, icra takipleriyle, Yargıtay, Danıştay ve Sayıştayda temyizen ve bölge idare ve bölge adliye mahkemelerinde istinaf başvurusu üzerine görülen işlerin duruşmaları ayrı ücreti gerektirir.'' şeklindeki düzenleme uyarınca ilk derece mahkemesinde ve Bölge Adliye mahkemesinde yapılan yargılamalar için katılan ... İdaresi lehine ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. III.KARAR Sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uyarınca artırım yapıldıktan sonra, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası gereği indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi sonuca etkili olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümde vekâlet ücretine ilişkin fıkrada "20.400,00 TL" ibaresinden sonra gelmek üzere “ile ilk derece mahkemesince verilmesi gereken 1.800,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılan idareye verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 32. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/1105, K. 2024/12107, T. 19.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-1105-e-2024-12107-k-cf45b3eb2b90