Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/3343 E. 2025/2771 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/3343
Karar No
2025/2771
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/289 E., 2016/80 K. SUÇLAR : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, Resmi Belgede Sahtecilik HÜKÜMLER : Sanıklar hakkında atılı suçlardan mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. Sanık ... Hakkında Kaçakçılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmünün İncelenmesinde Dosya kapsamındaki serbest dolaşıma giriş beyannamelerine ekli faturalara dayalı olarak DTS başvurularını firma adına yetkilendirilen iş takipçisi sanık ...'in yaptığı, aşamalardaki savunmasında firmanın çalışanı olmadığını, yalnızca beyanname kapsamında kendisine sunulan belgelere istinaden ilgili bakanlığa DTS uygunluk belgesi almak üzere başvuruları yaptığını, imei kayıt aşamasına ilişkin bilgi sahibi olmadığını beyan etmesi ve DTS uygunluk belgesi evraklarının incelenmesinde fatura tarihi, fatura numarası ile fatura kapsamında hangi markadan kaç adet cep telefonu olduğunun yazılı olduğu, bahse konu belgelerin incelenmesinde, sanık tarafından DTS uygunluk belgesi almak üzere ilgili bakanlığa sunulan faturaların beyanname eki faturalarla uyuştuğunun anlaşılması karşısında, sanığın olaydaki fonksiyonu da gözetilerek, savunmasının aksine, kronolojik olarak serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında eşyaların ithalatı gerçekleştikten sonra, Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumunda beyanname ve eki olarak sunulan faturalarda yapılan değişikliklerle kaçak yollarla ülkeye sokulan cihazlara imei kaydı yapılmasına ilişkin eyleme iştirak ettiğine dair cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, II- Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kaçakçılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümlerinin İncelenmesinde Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, tüm dosya kapsamı kül halinde değerlendirildiğinde atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1. 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. fıkrasının ''3/23." fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 2. Adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesinin gösterilmesi gerekirken, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine aykırı davranılması, 3. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca adlî para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeksizin, sanıklar hakkında adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin bentte infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adlî para cezasının ödenmemesi halinde cezanın hapis cezasına çevrileceğinin belirtilmesi, 4. İddianamede müsaderesi talep edilen eşya hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle, sanık ... ve ... müdafi ile sanık ... müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, III. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerinin İncelenmesinde Sanıkların yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-d bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 15.04.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle, sanık ... müdafiin, sanıklar ... ve ... müdafiin, sanık ... müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 20.02.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/3343, K. 2025/2771, T. 20.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-3343-e-2025-2771-k-92772ba6b24d