Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/30092 E. 2025/12616 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/30092
- Karar No
- 2025/12616
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/315 E., 2020/568 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi, nakil vasıtasının müsaderesine yer olmadığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık müdafiin 29.12.2022 havale tarihli temyizden vazgeçme dilekçesi ile temyiz isteğinden vazgeçtiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekilinin temyizi yönünden yapılan incelemede; sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1.Uyarlama yargılamasının kesinleşmiş hükümler yönüyle mümkün olduğu, sanıklar hakkındaki 17.11.2015 tarihli mahkûmiyet hükmünün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca lehe kanun değerlendirmesi için Mahkemeye iade edildiği ve bu nedenle 17.11.2015 tarihli mahkûmiyet hükmünün kesinleşmediği gözetilmeden hüküm fıkrasının ilk paragrafında uyarlama yargılamasından söz edilmesi,
2 Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/11. maddesin son cümlesi delaletiyle aynı Kanun'un 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, 3/10. maddesi gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden doğrudan 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/11. maddesi uyarınca hüküm tesisi,
3.Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 50/1-a. maddesi uyarınca "adli para cezası'' seçenek yaptırımına çevrilen cezanın zamanında ödenmemesi halinde, 5237 sayılı Kanun'un 50/6. maddesi gereğince işlem yapılması yönünde ihtarat yapılması gerekirken; para cezalarının niteliği karıştırılarak, 5237 sayılı Kanun'un 52. maddesi uyarınca belirlenen adlî para cezalarının infazına ilişkin ihtarat yapılması,
4.Kısa süreli hapis cezası 5237 sayılı Kanun'un 50/1. maddesinin (a) bendi gereğince adlî para cezası seçenek yaptırımına çevrilen sanık hakkında, aynı Kanun'un 53 maddesinde gösterilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
5.Suça konu kaçak akaryakıt hakkında 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereği müsadere kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
6.Kendisini vekili ile temsil ettiren katılan lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 16.10.2025 tarihinde karar verildi.